Uşak'ta eğitim veren liselerde gün geçmiyor ki istenmeyen bir hadise cereyan etmesin. Okuyanın, okul bittiğinde gelecek endişesini yenememiş olmasından kaynaklı sistemsel problemler, aile kurumunun ve komşuluk ilişkilerinin yok olma derecesinde dejenere olduğu gerçeği, teknolojinin baş döndüren hızı gibi sebeplerle çoğu gencimiz zaten okuyup okumama hususunda kafalarında ciddi soru işaretleri barındırarak okula giderken, özellikle liselerde idare geleceğimiz gençlerimizi adeta okuldan itiyorlar ve çocukların okula gelmemesi için ne gerekiyorsa yapmaktalar.
Her yıl değişen müfredatlar, keyfekeder çıkartılan mevzuatlar, idarecilerin belirlenmesinin tamamen siyaset kurumuna bırakılması, okuldaki hademe dahil herkesin siyaset arenasında hatırlı dostlarının oluşması, Devlet memurlarının nerede ise gırtlağa dek siyasete batmış olması gibi sebepler ve daha sıralayabileceğimiz pek çok insani ve sistemsel sebepler geleceğimizi adeta bir uçuruma doğru yuvarlamakta. Eskiden olduğu gibi sorumlu öğretmenler ve idarecilerin yerini, bu devirde sorunlu idareci ve öğretmenlerin almış olması, geçim derdinden ya da teknoloojinin baş döndüren büyüsünden kafasını kaldıramayan ilgisiz veliler sebebi ile aile terbiye ve kontrolünden de uzak kalması ile beraber olunca gençler adeta kimsesiz ve sahipsiz bir nesil gibi rüzgarın savurduğu yöne doğru savrulmakta. Artık kendi işini kendi görmeye çalışan, mafya özentisi, asosyal tiplere rastlamak o kadar mümkün ki, gençler arasında. Düşündüğünüz de gerçekten de insanların tüyleri ürperiyor.
Yazı dizimizin ilkine Uşak Fatih Sultan Mehmet Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde (eski adıyla Ticaret Meslek Lisesi) öğrencilerin yaşadığı soırunlara dikkat çekerek başlamak istiyoruz. Okul çıkışlarında sigarayı yakarak öğretmenlerinin gözünün içine baka baka yoluna devam eden öğrencilerin göze çarptğı lisede öğretmen ya da idarecilerin niçin öğrenciler arasında bu kadar itibarsızlaştığını anlamanız için öğrencilere ve velilerine kulak vermeniz yeterli. Zira okulda haksızlıklar adaletsizlikler almış başını gidiyor. Düşünebiliyor musunuz; Sorumluluk sınavında kopya çekerken yakalanan ve tutanakla sınavdan uzaklaştırılan öğrenci sınavdan geçer not alabiliyorken, kopya çekmeyen öğrenciler sınıfta bırakılabiliyor. Öğrenciler durumu idareye götürdüğünde ise çözüm bulmak bir yana adeta hakarete maruz kalabiliyorlar. Öğrenci gözünün önünde kopya çekerken yakalanan ve sıfır alması beklenen öğrencinin sınıf geçtiğini görürken kendisinin kalmış olmasını kendisine nasıl izah edebilir sizce? Yine Fatih Sultan Mehmet Mesleki ve Teknik Lisesi'nde bir müdür yardımcısı, "dayakçı müdür yardımcısı" olarak anılacak kadar raydan çıkmış durumda. Öğrencilere her fırsatta dayak atan ismini şimdilik vermek istemediğimiz bu müdür yardımcısı okuldaki öğrencilerin nefretini kazanmış durumda ve saygınlığını tamamen yitirmiş. Yine aynı okulda görev yapan ve her fırsatta AKP'liliğini uluorta meydana koyması ile ünlenen başka bir müdür yardımcısı da özellikle son sınıflardaki kız öğrencilerle diyaloğunu, anlaşılan olması gereken çizginin epeyce ötesine taşımış. Hakkında herhangi bir şikayet henüz bulunmayan ve taciz ettiğine ilişkin ciddi bir bulguya ulaşamadığımız bu müdür yardımcısının nerede ise öğrencilerin tümü tarafından "tacizci" olarak anılması kendisinin kız öğrenciler ile diyaloğunu gözden geçrimesi gerektiğini ispat etmekte en azından. Kız öğrencilere diğer öğretmen ya da idarecilere nazaran daha yakın davrandığı söylenen ve erkek öğrencilere aynı yakınlığı göstermediği belirtilen müdür yardımcısının mezun olan bazı kız öğrencilere diplomalarını vermek için günlerce odasına gelip gitmesini sağladığı kulağımıza gelen bilgiler arasında. Kız öğrencileri yerli yersiz odasına çağırıp karşısına otrutarak lakayıt denilebilecek bir takım hareketler içerisine giren ve okulda öğrenciler arasında adı çoğu kez tacizci olarak anılan ve siyasi olarak bu göreve getirildiğini saklamayan bu müdür yardımcısı sizce okula ya da öğrenciye ne katabilir?
Uşak'ta Liselerin İçler Acısı Hali Velileri Endişelendiriyor!
Gün geçmiyor ki liselerden yeni şikayetler almayalım. Bazı okullardaki bazı idarecilerin kız öğrencilere taciz şüphesi uyandıracak derecede yakınlık gösterdiği, yine bazı idarecilerin dayakçı olarak tanındığı ve her fırsatta lise öğrencilerini dövdüğü, sabah ilk derse beş dakika da olsa geç gelenin tam gün yok yazılmak sureti ile adeta okuldan uzaklaştırıldığı, öğrenciler arasındaki uyum probleminin aşılması adına hiç bir çalışma yapılmadığı, disiplinsiz öğrencilere hiç bir yaptırımın uygulanmadığı gibi kötü alışkanlıklar edinme yaşının gitgide düşmesine adeta göz yumulduğu gibi iddiaları ve liselerin gerçekten içler acısı diyebileceğimiz halini yetkililerin dikkatine sunma adına bir yazı dizisi kaleme alıyoruz.
18 Kasım 2015 Çarşamba 13:22








sorun çok derin .