Cumhuriyet'in Savcısı türlü usulsüzlük ve hukuksuzluğu derleyip bir Sav ortaya koyacak mahkeme müdahale kararı alacak ve sen kararı tanımayacaksın öyle mi?
Özgür Özel Devlete hasmı gibi davranmaya devam ederken yanında duranlar aklını peynir ekmekle mi yedi? Yoksa yürek mi yedi?

Aslında fake hesaplar açılmasına çok karşıyım ve ismini açıkça yazma cesareti olmaksızın paylaşımlar yapan sayfaların paylaşımlarını pek gündem etmeyi sevmiyorum. Hatta biliyorsunuz en çok ben çektim bu şehirde fake hesaplardan. Bir ara maske çıktı hakkımızda türlü yazılar yazdı iftiralar hakarete yakın sözler sarf etti. Hatta yetinmediler bir de Maske Nurullah Çavuşoğlu diye fake hesap açtılar. Sanki benmişim izlenimi verebileceklermiş gibi. Halk tabi hemen anladı benim olmadığımı yazdıklarından ve konu kapandı ama benim eleştirdiğim kişileri benim eleştirdiğim şekilde eleştirip önce benim olduğuma inandırıp sonra da manipülasyona kalkıştılar. Türlü hile ve tuzak yaşadık şu sosyal medya da ve dediğim gibi fake sayfa işine karşıyım ama TC Uşak isimli sayfanın köşe yazıma haber resmi yaptığım bu paylaşımı gerçekten çok yerinde idi ve ben de objektif bir gazeteci olarak konu etme gereği duydum. Evet ha Cumhurbaşkanı ve maalesef aynı zamanda Ak Parti Genel Başkanı olan Recep Tayyip Erdoğan'ın Anayasa mahkemesi kararını tanımadığını ifade etmesi ha da CHP'nin maalesef Genel Başkanı Özgür Özel'in mahkemenin kararını tanımadığını ifade etmesi ikisi de aynı şey ve biz geçmişte nasıl Sayın Erdoğan'ı eleştirdi isek şimdi de Özel'i eleştirmek durumundayız şayet objektif gazeteci isek.
CHP'liler hiç Ak Partiye oy vermediğimizi ve aslında muhalif olduğumuzu bildiklerinden olsa gerek bizim CHP'li bir kalemşör gibi yazılar yazmamızı bekliyorlar ve hep Ak Partiyi eleştirip durmamızı bekliyorlar. Ne zaman Özel'i veya CHP'lileri eleştirsek bizi eleştiriyorlar git iktidarı eleştir muhalefete muhalefet etme diyorlar. İktidarı muhalefet mi var? Devletin mahkemesinin kararını tanımayana nasıl olur da ahındık iyi dedin o sözü diyebiliriz? Hem dersek yıllardır Erdoğan ne dese alkışladıkları için doğruya doğru yanlışa yanlış diyemedikleri için yandaş dediğimiz gazetecilerden ne farkımız kalır? Bu arada Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı iken ayrıca parti genel başkanı olmasına maalesef dedim. Yoksa Cumhurbaşkanı olmasa varsın olsun Ak Parti Genel Başkanı ondan iyi yapacak mı var? Veya Ak Parti genel başkanı olmasa aynı zamanda Cumhurbaşkanlığını da bu tecrübesi ile ondan iyi yapacak az insan bulunur kanımca ve keşke Ak Parti Genel Başkanlığını bırakıp Ahmet Necdet Sezer gibi Cumhurbaşkanlığı yapsa. Ama Özgür Özel'in maalesef i anlaşıldığı gibi ama başka hiç bir iş yapmasa eczacı dükkanını bile kapatıp sadece Genel Başkanlık yapsa CHP'ye yine maalesef derim ki CHP'lilerin de gerçek CHP'li olanı maalesef genel başkan diyor.
Hiç kimse kusura bakmasın ben Özgür Özel'i Devlete adeta savaş açmış gibi davrandığı için eleştire geldim ve eleştireceğim ve kimse kusura bakmasın ben gazeteci iken adım ve siyaset yapmaz iken objektifliğime asla gölge düşürtmeyeceğim. Gün gelir bir parti de gel bizimle siyaset yap der bu mesleği bırakıp siyasete soyunur isem o zaman düşünürüz kalemşörlüğü ama mesela CHP'ye üye olup siyaset yapacak olsam da Vallahi Özgür Özel'e kalemşör oluvermem. Genel Başkan vekilisin dese olmaz bu kafadaki bir genel başkanla bizim iş ve ben Devlete kafa tutar gibi gözüken birisinin yanında durma riskini almam Devletten korkarım çekinirim ille de Adalet kurumunu veya kolluk güçlerini asla karşıma almak istemem siyaset yaparken de. Olur mu? Gerekirse o da olur ama haddince. Ne demek uluorta ben bu mahkemenin kararını tanımıyorum demek. Mahkeme yanlış karar vermişse faraza gider bir üst mahkemeyi ikna edersin o kararın yanlış olduğuna. Bir sav varsa ve o sav üzerine bir yanlış karar inşa edilmiş ise sen de de o savı çürütecek somut deliller varsa koyarsın ortaya hem kamuoyu ikna olur hem Yargı insanları. Ama elinde yargının kararının yanlış olduğunu ispat edecek en küçük bir malzeme yok sen çığıra çığıra ben tanımıyorum diyorsun. Mahkemenin kararını tanımayana eşek gibi tanıyacaksın derlerdi eskiler Devlete güvenerek ki Özel'e de aynen böyle desek yeri esasen.
Başıma çok hukuksuzluk geldi birini özetle anlatayım. Dedem vefat edince Allah rahmet eylesin Babamlar altı kardeş kura atıyor ve kalan mirası bölüşüyor. Babama kura da düşen bir mülk var dibinde çeşme ve havuz da bulunan güzel bir bahçe ve amcamların bu gözünde büyüyor. Gidiyorlar babama kalan mülkü üstelik babam yıllarca tasarruf ettikten sonra Devletten de gevşeklik bularak ve bir amcamın muhtar olmasından da istifade ederek babamın mülkü babamdan habersiz 2B'den satışa çıkartıyorlar ve amcam muhtar ya evinde askıya çıkarıp kimseye duyurmadan satışa çıkardığı mülkü direkt kendisi satın alıyor. Babama mülkün üzerinden tasarrufunu çekmesi için yazı gelince babam anlıyor satışın olduğunu ve babam mülkün üzerinden hemen tasarrufunu çekip amcama teslim ediyor. Ben ne satış tanırım ne karar tüm kardeşlerim de şahit Allah'ta şahit ki bu mülk benim defol git demiyor amcama. Gidiyor mahkemeye başvuruyor mülkü teslim ettikten sonra ve başından geçenleri anlatıyor. Mahkeme de diğer kardeşlerin hepsi dinleniyor ve hepsi diyor ki bu mülk Yaşar Çavuşoğlu'nun yani babamın ve kura da ona çıktı yıllardır da o tasarruf ediyor. Hatta mülkün babama ait olduğunu ifade eden başka tanıklar da dinleniyor ve hatta satışta imzası olanlar da hem mülkün Yaşar Çavuşoğlu'na ait olduğunu ifade ediyor hem de imzalar bizim değil bu satış evrakında diye açıkça mahkeme de beyan ve ifade veriyorlar. Mahkeme önünde satışın her bakımdan batıl olduğu ortaya çıkıyor ve finalde amcam Ali Çavuşoğlu'nun da bana yüzüme söylediği gibi imzalar adli tıbba bile yollanma gereği duyulmuyor ve mahkeme itiraz için geç kalındığını gerekçe ederek satışı iptal etmiyor ve adeta mülkü amcama adeta kendi mülkünü bağışlar gibi davranıyor.
Biz yine mahkemenin kararını tanımıyoruz çık o mülkten desek amcamın bizden çekineceğini korkacağını ve biz gitsek mülkün başına gelemeyeceğini bildiğimiz halde demiyoruz ki mahkemenin kararını tanımıyorum arkadaş. Ne yapıyoruz bir üst mahkemeye itiraz ediyoruz ve süreç yıllar var devam ediyor babam vefat edeli bilmem kaç yıl oldu hala sonuç alınmış değil ve bekliyoruz ve amcam maalesef hepimizin hakkı olduğunu bile bile çöktüğü mülkümüzde hala tasarruf ediyor ve o mülkten mahsul kaldırıp para kazanıyor. Biz ise mahkemelerin siyaset etkisinden çıkıp Adalet etmesini bekliyoruz elimizi ovuşturarak. İtirazı red gelse üst mahkemeden o zaman daha üst mahkemeye gideriz olmadı konuyu kapatırız ama yine de ulu orta mahkeme kararını tanımıyoruz demeyiz. Asla da mahkeme kararına rağmen zorbalığa başvurmayız. Madem itiraz gecikmiş idi başta takipsizlik vereydi Savcılar aylar yıllar mahkemeler görülüp şahitler dinlendikten sonra ve sözde satışın hem hileli ve gayri meşru olduğu imzaları bile sahte olan tutanaklar ile gerçekleştiği hem de esasen mülkün bize ait olduğu tanıklar nezdinde kardeşler nezdinde de ve başka belge ve deliller nezdinde de ispat edildiği halde bu mülk nasıl amcamın tasarrufuna terk edilir demedik ve ilk defa yazıyorum açıkça. Günlük gazetemiz zaten sırf muhalif yazılar yazdık diye nahak yere yıllardır kapalı BERAAT'de ettiğimiz halde mahkeme de kendimizi savunma gereği bile duymadığımızı hakimlerin yüzüne dememize rağmen.
Başka da var zaten Adliyece hakkımızda yanlış verilen kararlar ama onlarca karar verdi Adliye hakkımızda çoğunda da adil davrandılar biliyoruz eminiz. Hiç adalet yok deyip çıksak Allahtan reva mı? Onlarca davadan da beraat etmiş insanlarız nihayetinde ki Cumhurbaşkanına hakaret davası da var beraat ettiğimiz davalar arasında. Yani Adalet Bakanlığı müşteki iken ve bizim cezalandırılmamızı isterken bile mahkemeler beraat verebildi bu da bir gerçek. Münferit kararlar veya siyasetin çok etkisindeki bazı hakim veya savcılar üzerinden Adliye kurumumuzu ve Türk Adaletini yargılama hakkımız olmadığı gibi mahkeme kararını tanımama şansımız hiç olmamalı. Ülkemizin Sayın Cumhurbaşkanı şimdilerde epey çekildi sahasına ve eskisi kadar müdahale etmiyor belli ki Adalet kurumuna veya edemiyor hiç değilse eskisi gibi mahkeme kararları tanımam falan demiyor ama Özgür Özel hiç kasmadan söylüyor. Sanırsın yürek yemiş ya da birileri ona sen ne derse de Adliye sana ceza vermez veremez sen özel pasaportlusun demiş. Haddini bu kadar aşmışken hala neden dışarıdadır onu da bilmiyorum ve aklım almıyor doğrusu ama birilerinin Özgür Özel'i uyarması şart öyle görünüyor. Zira Devletimizin kurumsal yapısına çok zararlar verecek şekilde ve milletin Devlete olan inanç ve güvenini zedeleyecek nitelikte sözler sarf ediyor Özel.
ADALET İSTİYORUZ






