Umpaş arsaları kadar kolay lokma olmayabilir Hitit Seramik arsaları. İbrahim Hızal'ın emekleri boğazınıza takılır.
"Üreteceğiz, çalışacağız" diyene şart koşmak da neymiş? İzin verin üretsinler. Hitit Seramik bir fabrika, kupon arazi değil.

Bildiğiniz üzere, Uşak Organize Sanayi Bölgesi'nde beş yüz bin metrekare arazi üzerine kurulu, yıllık 20 milyon metrekare üretim kapasitesine 36 yılda erişen Hitit Seramik fabrikası, konkordato süreci yaşıyor ve işi mahkemelik. Kayyum atanmıştı ama kurucusu merhum İbrahim Hızal'ın eşi hanımefendi Sevgi Hızal; beraberinde, her biri başka alanlarda çok başarılı iş kadını olan ve iyi yetişmiş kızlarıyla birlikte fabrikanın başına geçmek istemesi üzerine mahkeme bir ara karar vererek fırsat vermek istedi ve Sevgi Hızal'ı yetkilendirdi. Mahkemenin yetkilendirme kararının ardından Sevgi Hızal, Hitit Seramik’e uzun yıllar hizmet etmiş ve yönetici kademelerinde bulunmuş; sektöre hammaddesinden imalatına, pazarlamasından pazardaki ağlara varıncaya değin çok hâkim olan ve seramik camiasında çok iyi bir networkü ve güvenilirliği bulunan Talha Altuğ’u ikna edip Genel Müdür olarak atadı. Tabii doğal olarak bir taraftan fabrikanın açılması için temaslara girişirken, diğer yandan işçiyi, personeli, nakliyeciyi vs. ayarlamaya koyuldular. İşleri hayli zordu ama gece gündüz çalışıp her işi yoluna koyabileceklerini ve borçları da zamanla çalıştıkça ödeyebileceklerini ortaya koyan bir taslak plan hazırlayarak yetkili ve ilgililerden doğal olarak hukuk ve ahlak çerçevesinde yardım istediler. Biz de sürecin gerek Talha Altuğ üzerinden, gerek seramik sektörüne dair ilgisi olan çevremizden faydalanarak ve gazeteci kimliğimizle, öteden beri devlet kurumları içindeki temaslarımızı da devreye koyarak takipçisi ve iş düştükçe destekçisi olduk, oluyoruz.
Elbette ki destek olacağız. Her şeyden evvel şehrin 79'dan beri markası imiş ve kuşkusuz en tanınmış ve en iyi markalarından birisi. Ürettikleri mamuller Paris gibi şehirlerde kabul gördü; meydanlarda, metrolarda Hitit Seramik’in ürettiği seramik ürünleri tercih edildi ve zaten kullanıldı, her yerden memnuniyet geldi. İbrahim Hızal isminin dürüstlüğü zaten bütün sanayicinin de işçinin de sektörünün dilinde. Üstelik bu marka, yani Hitit Seramik, yüzlerce belki binlerce ev geçindiriyor tek başına. Üç vardiya, bayramlar dâhil çalışan, devasa üretim kapasitesine sahip, ülke çapında bir marka ve dünya markası olmaya da pekâlâ namzet bir kuruluşumuz. Kim bilir, çalışsa fabrika; OEDAŞ veyahut TEDAŞ, adı neyse, birkaç paralık elektrik satacak veya doğalgaz temin firması her ay kaç para tahsil edecek. 10 sene önce aylık milyonlar öderdi elektrik ve doğalgaza. Fabrikanın üretimi durunca tabii UDAŞ’da veya OSB’de gaz veya elektrik satamaz oluyor, kapalıyken herkes zararda. Peki ya açılsa? Siz düşünün cümbüşü, siz düşünün aksiyonu ve hareketliliği. Kaç sektör aynı anda işini artıracak? Maden de var, seramik fabrikası açılınca işi açılan akaryakıtçı da var, nakliyeci ya da banka da var. Birçok sektöre can suyu girecek ve inşallah ne yapıp edip, gerekirse Uşak halkını topyekûn edip o fabrikayı açtıracağız.
Sonraki yazılarımda detay detay anlatacağım ama OSB yönetimi, mahkemenin "arıza çıkmasın, fabrika açılıp hak sahiplerine işletilmesi üzerine teslim edilsin, biz takipçisi olacağız" kararına ve önümüzdeki günlerde mahkemesinin de görülecek olmasına rağmen, "güvenmeyiz kimseye" diyerek, olmayacak şekilde, mahkeme kararına aykırı olarak ve hiç gerek ya da gerekçe yokken teminat falan istiyor; devasa rakamlar. Yazı zaten uzadı, hiç rakam falan vermeyeceğim ama inanın olası da değil, hukuki veya ahlaki de değil OSB Yönetimi'nin tavrı. Çapulcuya güvenip UMPAŞ Seramik’e gaz ve elektrik verenler, şehrin en güvenilir insanlarına güvenmiyor, iyi mi? Üstelik her birinin mal varlığı fabrika ile sınırlı değil ve fabrikanın da kendine ait çok arazisi var; kendini sıfırdan kurar, borçlarını da yüz kez öder satılsa. Gerçi zaten "istemeyiz, açılmasın" diyenler bence gözünü mülklere dikmişler.
İlgili çevrelerden edindiğim gayri resmi bilgilere göre; OSB Başkanı Halil Ağaoğlu aslında açılması taraftarı ama UMPAŞ’ın OSB'deki arazilerini nasıl satın aldıklarını, önceki yazıda anlattığım Çekçek ve Polat A.Ş. rant ortaklığı karşı imiş; teminat istenmesini ve hiçbir mantıklı dayanağı olmayan şartların sunulmasını onlar istiyormuş. Ali Erdoğan'ın hepimize çaktığı kazıklar aslında bunlar; bütün siyasetin de aslında gizli sponsorları ve Ali Erdoğan taktikleri ile işlerine bakıp servetlerine servet katıyorlar, hiç emek harcamadan çöktükleri kupon arsalar üzerinden. Kim bilir, beş yıla ne kadar artacak değeri arsaların. OSB yönetimi içinde, yine bizim mahallenin insanı diyebileceğimiz, eli vicdanlı bazı iş adamları var, Allah'tan yalnız da değil Ağaoğlu, ama o da bence yeterince gayret etmiyor. Hitit Seramik yönetimi çok iyi organize oldu bu arada; Sayın Vali başta olmak üzere ilgili devlet kurumları ve bürokrasiyi de bilgilendirdi. Keza bu sabah bir eylem planı bile yapmışlar, organize olup işçiler, nakliyeciler vs. Basını da çağırdılar, Uşak Haber Merkezi ekibi de orada olacak. Sürece ilişkin bütün detayları ve gelişmeleri aktarmaya devam edeceğiz. Son olarak, Sayın Valimiz başta olmak üzere yetkilileri inisiyatif almaya ve Hitit Seramik fabrikasının açılması için bir seferberlik başlatmaya davet ediyorum. Biz her göreve hazırız, gazeteci görevini zaten ifa ederiz, gazeteci kadar... Ben, rahmetli İbrahim Hızal'ın eşi Sevgi Hızal hanımefendi ve kızları hanımefendileri kutluyorum; herkesin parasını faize yatırıp keyfine baktığı bu devirde, işçileri ve memleketi düşünerek üretimi ve ticareti tercih ettikleri için. Bol kazançlar ve başarılar diliyorum; evvela işçinin, emekçinin yanında durdukları için. OSB’yi, devleti bilmem ama şahsen benden limitsiz kredi bu değerli iş insanlarına. Bu arada, şimdiden fabrikayı; siyaseti, bürokrasisi, yerel medyası ile herkesle temas kurup şehrin gündemine taşıyan fabrikanın Genel Müdürü Talha Altuğ kardeşimi de kutluyorum. Surda bir gedik açtık nasılsa, mukaddes mi mukaddes...






