Uşak’ın değerlerini dünyaya duyurmaya kendini adayan Fevzi Ünlü, Ulubey’deki rezaleti böyle gözler önüne serdi. Ali Rıza Ada ve Veli Koçlu utanır mı dersiniz?
Dünyaca ünlü olması gerektiği halde ünlendiremeyenler, Ulubey Kanyonları’nın resmen içine etmiş. Bu cennet timsali coğrafyada, bu kepazelik görmezden gelinemez.
Bildiğiniz üzere Ulubey’deki kanyonlar, dünyanın ikinci en büyük ve en görkemli kanyonu ve en görülesi, içinde gezilesi olanı. Uçsuz bucaksız gibi, kimi yerine erişilmez gibi, sanki başka bir dünyaya gelmiş de o başka dünyayı keşfeder gibi kendinizi hissettiğiniz, huzur ve sükunet menbağı gibi de olan kanyonları, siyasiler ve bürokrasi bir olup bir türlü dünyaya mal edemedi maalesef. Ve maalesef şehrimizi cazibe merkezi, bir kültür turizm şehri olması mümkün iken, o noktaya taşıyamadı yerel siyasetçilerimiz. Hiç Nihat Zeybekçi’miz çıkmadı veya hiç İsmail Karakuyu’muz çıkmadı. Hiç suyun başına oturmadık, Afyon gibi. Ve maalesef Afyon, Denizli; haydi okey de, Kütahya bile bizi neredeyse geçti. Limana 200 kilometre, başkente de 300 küsur kilometre bir şehir iken ve kanyonlar gibi, Clandıras gibi, Monteistlerin bile Hz. İsa’nın ineceğine ya da tıpkı Karun gibi kendi sırrına erince oraya mutlaka gelip orada da bir süre yaşayacağına inandığı Karahallı’mızda bulunan Pepuza Antik Kenti gibi gezilesi, görülesi, havası teneffüs edilesi onlarca markalaştırılabilecek değeri olan Uşak, maalesef FETÖ veya devşirmeleri şehrin siyasetine emperyalizm adına henüz çökemedi diye, onların şehir siyasetine çökebilmiş olmasını bekliyor. Büyümek, gelişmek, değerlerini ve güzelliklerini dünyaya duyurmak için… Onlar emperyalizm adına ön alamadı henüz diye; örneğin Karahallı’da antik kent civarında, örneğin kanyonlar civarında, örneğin Kayaağıl sıcak su menbaının civarında, örneğin OSB’deki mülkler vs. dünyaya mal olunca değeri belki yüz kat artacak mülklere önceden sahip olamadılar diye, emperyal çete planlarına Uşak halkı geçit vermedi, sevmedi emperyalistlerin dayattığı aktörleri ve güvenmedi diye bekliyoruz.
Geçtiğimiz gün Uşak Haber Merkezi editörü Gazeteci Ramazan Yıldız ve köşe yazarımız Gazeteci Nurullah Çavuşoğlu, bir özel röportajda bir kısmını anlattı; şehrin siyaset için önem ve değerini de keza. Hak ettiğini alamayan bir şehir maalesef ve maalesef seçimleri de siyaseti de demokratik değil. Gerçekten halk iradesi meydana çıkmıyor ve aslında halkta karşılığı olan hak sahipleri kenara itiliyor siyasette. Ve hep kullanılmaya elverişli, edilgen, inisiyatif almaktan aciz, günü kurtarıcı aktörler, hak sahiplerinin makamına çöküyor siyasette. En son bariz örneğini CHP’de İsmet Akın yaşamıştı; Ali Erdoğan’ı partiye çakmak için onun hakkını yemişlerdi sözde partilileri. Ulubey başta olmak üzere ilçelerimizde, birçok kasabamızda da durum bu esasen. O kentin ya da beldenin, köyün adı neyse, yönetimini hak edenleri var ve herkes buz gibi biliyor ama o hak edenlerin nedense bir partisi bile yok genelde veya partiler nedense onlara hakkını teslim etmiyor. Tabii bu durumda halkı çaresiz bırakıyor. Halk seçmiyor; yukarıdan bakıp halk adına seçenlerin sundukları seçeneklerden birini seçtiriyorlar halka ve zaten sandığa gitmeyen ya da boşa atan oranı da çığ gibi artmakta ve kimse artık şehirde siyasete inanmamakta. O kadar ki, inanın siyasete kimse bulaşmak istemiyor ve siyaset aktör bulamaz durumda. Bürokraside de durum biraz farklı elbette ama siyaset malzeme bulamıyor, derneklerin bile çığ gibi arttığı bu dönemde.
Hal bu iken ve şehir çaresiz, emperyalist çeteler adına ön almaya çalışan beceriksiz siyaset ve “aman sendeci” bürokrasinin yüzünden zorluklar içinde yaşıyor iken ve bir türlü kendi kabuğunu kıramıyor iken, aynı siyasiler bu sefer de değerlerimizi mahvetmeye dönük iş ve işlemlere imza atıyorlar. Avrupa’nın en büyük altın rezervine ve ayrıca gümüş rezervine sahip olan Kışladağ Altın Madeni’nin de bulunduğu Ulubey ilçemizde, geçtiğimiz günlerde bir rezalet ortaya çıktı. Yazımın asıl konusu da bu zaten; sonunda sadede geldik. Fevzi Ünlü isimli bir arkadaşımız var. Kendisinin zaman zaman Uşak’ın güzelliklerini seyre ve beğeniye açmaya dönük bazı özel çalışmalarına sosyal medyada denk geldim. Genelde iyi işçilikler ortaya çıkıyor, biz de beğeniyoruz. Kendini sosyal medya fenomeni diye tarif ediyor mu bilmiyorum ama öyle de diyebiliriz, zira yüz bini aşkın takipçisi de var Facebook sayfasında mesela ve iyi içerikler üretiyor zaman zaman.
Fevzi Ünlü, geçtiğimiz günlerde 8 Kasım tarihinde kanyon gezisi esnasında yaşadığı bir tanıklığını paylaştı. Ulubey Kanyonları’na dair tabiat parkı olarak anılan kanyonların zirvesinde, Ulubey ilçesinin çöplük denilebilecek kadar çöp yığınları, hatta çöpten dağlar oluştuğunu ortaya koyan Ünlü, zaten videosunun içinde de tüm içtenliği ile acınası durumu ifade etmiş. Ünlü’nün de ifade ettiği gibi, tam tabiat parkına inerken şehrin çöpünün belediyece kanyonlara layık görülüşü akıl alır gibi olmadığı gibi, gerçekten de içler acısı bir durumu var. Yükselen dumanları da görüntüleyen Ünlü, aldığı berbat kokuyu da hissettirmiş ve ifade etmiş. Bu arada kanyonun güzelliklerinden de tabii ki bahsetmeyi ihmal etmemiş; lütfen izleyin. Epeyce yıl oldu, biz bir gitmiştik buraya ve kendimiz de görmüştük ama bir bertaraf tesisi kurulduğunu ve kısa sürede halledileceğini söylemişlerdi. Ancak demek ki halledilememiş henüz veya halledildi ise bile Ali Rıza Ada döneminden kalan çöpler henüz oradan bertaraf edilmemiş. Ben buradan başta Uşak Valimiz olmak üzere bütün yetkilileri seferberlik halinde göreve davet ediyorum. Lütfen duruma müdahale edilmeli bence ve derhal kamuoyu, yine dile getiren basın aracılığı ile bilgilendirilip rahatlatılmalı. Hiç mi vicdanınız sızlamadı? O Ali Rıza Ada denen, sanki Ulubey’in kıymetini bilip bir karış yükseltmiş gibi, bir de Uşak’ta belediye başkan yardımcısı oldu, iyi mi? İyi değil tabii. Referansı da Veli Ağbaba denen ne idüğü belirsiz imiş. Neden referans oldu ki? Veya Yalım zaten bilip tanıyıp dururken, neden referansla gelip işe başladı ki? Kanyonları bu hale getiren Ada…






