Düğünde kim tarafından hangi eşe ne verilirse verilsin hepsinin kadına ait sayılması anlayışı, Yargıtay içtihadında geride kaldı. 2. Hukuk Dairesi, 9 Nisan 2026 tarihli kararında bu değişikliği geleneklerin zamanla farklılaşmasına ve düğünlerde kadına özgü ziynetler dışında, ortak hayat kuracak eşlere maddi katkı amacıyla başka değerlerin de verilmesine bağladı. Daire, takıların tümünü kadına veren hükmü bozdu; erkeğe ve kadına takılanların ayrı ayrı belirlenmesini istedi.
Belirleyici Sıra
Yeni görüşte ilk bakılan, eşler arasındaki anlaşma. Anlaşma yoksa yerel örf ve adetin varlığı iddia ve ispat edilirse paylaşım buna göre yapılıyor. İkisi de yoksa erkeğe ve kadına takılan, ekonomik değer taşıyan her şey kural olarak kendisine ait sayılıyor.
Bunun da bir istisnası var. Takılar arasında karşı cinse özgü bir şey varsa o cinse verilmiş kabul ediliyor. Çekişme hâlinde gerektiğinde bilirkişiye başvuruluyor. Her iki cinse özgü olduğu belirlenen eşya takılan eşin oluyor. Takı sandığına ya da torbasına konulan ve her iki cinse özgü olan değerler ise ortak sayılıyor.
Kanıt Yükü Davacıda
Türk Medeni Kanunu'na göre belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden, bunu ispat etmek zorunda. Uygulamada ziynet eşyası davası olarak bilinen uyuşmazlık aile mahkemesinde görülüyor.
Yargıtay'a göre olağan olan, saklanması ve taşınması kolay bu eşyanın kadının üzerinde ya da evde bulunması. Bu nedenle davacı önce takıların cinsini, sayısını, niteliğini ve miktarını, ardından bunların kendisinde olmadığını şüpheye yer vermeyecek şekilde kanıtlamak zorunda.
Yük Karşı Tarafa Geçebiliyor
Kadın, ziynetlerin erkeğin eline geçtiğini ispatlarsa bu kez iade borcu bulunmadığını erkeğin kanıtlaması gerekiyor. Daire'nin 15 Nisan 2026 tarihli kararında, ev alımında kullanıldığı tanık anlatımları ve banka kayıtlarıyla ortaya konan altınlar için erkek, bunların iade edilmemek üzere verildiğini ispatlayamadı ve davanın reddi yönündeki karar bozuldu. Kararda, altınların kadının isteği ve onayıyla bozdurulup harcandığının kanıtlanması hâlinde erkeğin iadeden kurtulacağı da belirtildi.
Davalarda takıların aynen iadesi, bu mümkün olmazsa bedeli isteniyor. Kanun, eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşyayı kişisel mal sayıyor; her eş diğerinde bulunan malını geri alıyor.






