Terörist başını ve emrindeki DEM'ci tayfayı Kürtlerin temsilcisi gibi Kürtler adına muhatap kabul etmek bunca yıl teröre teslim olmayıp direnen Kürtlere de haksızlık olmuyor mu?

Uşak Haber Merkezi özel mail kutusuna gelen bir mailin içinden bir alıntıyla başlayacağım köşe yazıma: "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yakın çalışma arkadaşı olmuş herkes az biraz tanıyınca anlar ki Sayın Erdoğan'ın kürtlere ve Araplara karşı özel bir zaafı vardır ve onlardan taltif duymak onların teşekkür ve takdirine nail olmak ve onların hizmetine dönmesi Erdoğan'ı daha bir mutlu eder kendisini her daim Türk hissetmekle birlikte ve Sayın Erdoğan kürtlerin hepsinin oyunu alacağını bilse Türklüğünü inkar dışında her tavizi vermeye hazırdır. Ama şu kesin ki Erdoğan'a ben Türk değilim dedirtemezsiniz ve milliyetçiliğine karşı dursa da zaman zaman Türk'e ve Türk'lüğe karşı durmasını sağlayamazsınız. Siyasi dengesini bu nokta da çok iyi korur ve zaten Karadeniz yöresi insanının hassasiyetlerini de göz ardı etmez asla . Sapına kadar Karadeniz uşağı bir has delikanlı olarak.
Kimi der ki Cumhurbaşkanımızın eşi hanım efendi Emine Erdoğan'ın kızlık soyadının kürtçe olması ve kendisinin Arap asıllı bir kürt aşiretinin kızı olması bu gönül ikliminde olmasına etkendir. Malumunuzdur Emine Erdoğan'ın kızlık soy adı gül demetinin Kürtçedeki karşılığı olan Gülbaran'dır. Ailesi Siirt asıllı olup İstanbul'da dünyaya gelse de Siirt'li kültürünü yaşatıyor Emine Ersoğan ve Siirt hanım ağası gibi de İstanbul hanım efendisi gibi de davranabilmesi ve köklerine gelenek ve göreneklerine bağlı olması muhafazakar bir kimliğe sahip olması Erdoğan'ın Kürtlere ve Araplara olan zaafiyetini artırdı ve yaşattı der kimileri. Kimi de der ki ne yapsa Kürtlerin topyekun gönlünü alamadığı için her bölgeden rekor oylar alırken Kürtlerin yaşadığı yörelerden rekor oylar alamaması Erdoğan'ın içinde ukde yarattı bu da zamanla zaafa yol açtı. Kimi derki Erdoğan'ı kürtler sever ve Erdoğan'da bunu hissettiği için kürtlere ve Araplara doğal olarak özel muhabbet besler. Kimine göre ise sadece Eroğan'ın değil bütün siyasetçilerin meselesi kürt kökenli kardeşlerimizden oy almak.
Zira Onların reyini batı dünyası çok önemsiyor ve batı dünyası onların reyini belirleme de çok etkin rol almaya çalışıyor bu yüzden de batı etkisindeki siyasiler Kürtlerin rey rengini önemser. Kimi de der ki emperyal çeteler Kürtler içinden kışkırttıkları bazı ermeni kökenliler ile Türkiye Cumhuriyeti Devletine düşmanlık edebildiği için emperyal dünyayı kontrol edebilmek adına Kürtler siyasetçiler açısından önemli bir kart haline dönüşüyor.Söz çok tabi derin devlet böyle istediği için böyle oluyor diyen de az değil. Ön görü veya sebebine dair tahmin ve saptama artırılabilir ve sebebi en iyi Erdoğan ve yakın çevresine malumdur ama Erdoğan'ı yakından tanıyan herkes bilir Anadolu'da yaşayan etnik kökenler arasında Erdoğan en fazla Kürtlere ve Araplara dair konular da zaaf diyebileceğimiz hassas reaksiyonlar verebilir. Zaten de bana göre birliğe duyduğumuz muhtaçlık bana göre Sayın Cumhurbaşkanı'nı bu benimde kuşku ile baktığım ikinci açılım sürecine ikna etmiş olabilir."
Böyle yazmış Erdoğan'ın Uşak'la da çok ilgili eski bir mesai arkadaşı mailimize bizim Sayın Cumhurbaşkanını anlamamız adına başka saptamalar da yaptığı mail kutumuza attığı mesajında. Ve şunu söylemeye çalışmış bizi aydınlatmaya çalışan sıkı Reisçi kişi? Bahçeli'nin Kürtlerin ve Arapların reyini de gönlünü de ben sana kazanıvereceğim finalde dediği için Erdoğan'ı bu saçma sapan sürece ikna ettiğini ve Erdoğan'ın da aslında çok umut var olmamakla beraber biraz da kendisini çaresiz hissettiği için bu sürece dahil olduğunu belirtmek istemiş. Yani bize gelen ve kayda değer bulup köşeme konu ettiğim maile göre Erdoğan Kürtlere ve Araplara duyduğu zaaftan dolayı tuzağa düşmüş olabilir özetle fetönün de zaten aynı iddia ile Erdoğan'ı açılım sürecine ikna ettiğini de ilave etmiş ve Irak ve Suriye'ye dair de Erdoğan'ın iştahını kabartacak sonuçlar vaad edildiğini ve Erdoğan'ın da bu yüzden kerhen de olsa peki dediğini de belirtmiş sürece. Kerhen istediği doğru olabilir çekimser davranışlarından da anlaşılıyor bu durum Dem'cilerin aklımda deyip Ak Parti ile ittifak falan kurmadık şeklinde açıklamalar yapmasından ve tedirginliklerinden de böyle anlaşılabilir.
Kim bilir belki de Erdoğan DEM’ciler ve Devlet Bahçeli'ye bir tuzak kurmuştur topyekun millet bunların gerçek yüzünü görsün her şartta bölünme isteyecek bölücü ve kutuplaştırmacı siyasetçiler olduklarını ve aralarında da bir danışıklı dövüş olduğunu herkes anlayıp aydınlansın diye böylece yargının da işi kolaylaşıp adalet tecelli edebilsin diye böyle aldanmış gibi davranmış olabileceğini de ben kendi ön görülerim arasından sizlerle paylaşayım son olarak. Zira biz biliriz ki mümin aynı delikten iki kere ısırılmaz. Isırılmış ise müminliği tartışmalı olur ve biz biliriz ki Cumhuriyet ilelebet payidar kalır ve milletin geleceğini, milletin azim ve kararlılığı beliler. Biz biliriz ki imame başta sağlam kalır Devletçe ve İmame sağlam ise tesbih dağılmaz dağılsa da kolay toplanır. Bu yüzden de Devlet tepesinde tuttuğunu bilgilendirir aydınlatır ve korur her türlü iç ve dış düşman tehdidinden ve emperyal çete tuzaklarından. Kürtleri sevmeye onlara da fert fert seksen milyon vatandaşla eşit değer vermeye evet adil biçimde ama kimin içinden ailesinden çıkarsa çıksın hepimizin asker verdiği ordumuza silah doğrultan cani teröristlere ve siyasi uzantılarına prim vermeye elbette ki hayır ki bebek katili dediklerimizin kıydığı bebekler, biat etmeyen kürt kardeşlerimizin bebekleri idi..
Yaşayıp göreceğiz ama süreç Kürt kardeşlerimizin hiç umuru olmadı şu ana kadar ve neredeyse hiç heyecan uyanmadı kimse de. Ne Diyarbakır'da ne Siirt Yada Tunceli'de Mardin’de insanlar APO posterleri ve DEM’cilerin posterleri ile Bahçeli posterleri ile sokağa dökülmedi. Ne barış geldiğine inanan var ne de DEM’cilerin ve APO’nun bir zafer kazandığına. Keza olumsuz tepki de çok fazla sürece dair doğudan güneydoğudan da tepkiler yükseliyor batıdan ve Karadeniz’den de ki batı ve Karadeniz’den çok fazla olumsuz tepki var sürece dair. Ayrıca hiç de Bahçeli'nin vaat ettiği gibi gitmiyor ve gideceğe de benzemiyor. Suriye'de PYD, PKK ile burun buruna Türk Ordusu ve her an sınır ötesi operasyon kararı çıkabilir Irak'ta da zaten Barzani ekibi hiç boş durmuyor ve Türk istihbaratı ve ordusu da bunun farkında ve çok huzursuz. Yani Apo'yu ne dinleyen var ne takan? Ya da belki Apo böyle istiyordur alttan alttan.
Türk düşmanlığı da Türkiye Cumhuriyeti Devleti düşmanlığı da tam gaz devam DEM çevrelerinde. Keza zaten CHP içindeki Devlet düşmanları ile geçimlerinin daha iyi olabileceğini düşünüyor DEM'ciler ve açıkça söylüyorlar. Zira biliyorlar ki MHP ve Ak Parti tabanından da vitrinin de Devlet düşmanlığı zuhur ettiremezler istedikleri gibi ama sanki CHP'yi daha müsait görüyorlar buna ve rotayı bu yüzden CHP'ye İmamoğlu'na çevirmiş durumdalar bence. Erdoğan Dem'cilerin gözünde yok. Onlar İmamoğlu'nu cezaevinden çıkartıp onlarla masa kurmak derdinde besbelli ve besbelli Erdoğan'la orta ve uzun vadeli bir plana dahil olacak da değiller. Peki Erdoğan'da böyle istiyor ve bunu bile isteye bu sürece dahil olmuş olabilir mi? Erdoğan'dan pek beklenmez ama kim bilir?






