Bilindiği üzere yaşadığımız kent olan Uşak'ın; yıllardır yeterli devlet yatırımı alamadığı, çevre illere nazaran gelişmediği ve tanınmadığı yönünde serzenişleri geçmişte Uşak Haber Merkezi ekibi olarak biz başta olmak üzere zaman zaman herkesten duymaktaydık. Ama bu ardı arkası gelmez serzenişlerin neticesinde sesimize kulak verenler mi oldu, yoksa kader mi Uşak'ımızın yüzüne güldü; bilinmez, seçim öncesi kırılma anları yaşandı. Geçtiğimiz yılın sonlarına doğru aday adayı olabilmek için görevinden istifa eden Mehmet Gün'ün yerine atanan Ak Parti İl Başkanı Basri Yıldırım, alışılagelmiş Ak Parti İl Başkanlarının dışında bir portföy çizerek adeta ezberleri bozdu. Uşak'a gelen Bakanlara adeta Muhalefet Partisi İl Başkanı gibi hiç çekinmeden halkın serzenişlerini dile getiren ve kentin eksiklerini dile getirerek tazyikte bulunan Yıldırım, bir çok girişiminde başarıya ulaştı. Kentin kangrene dönüşmüş bir çok problemine ilişkin çözüm ve yatırım sözü aldı. "Yıldırım gibi Uşak politikasına girdi" şeklinde esprilerin yapılmasına sebep olan Basri Yıldırım, kısa sürede muhalefet partisi yöneticileri ile de uyumu yakalama hususunda başarılı oldu. Sakin ve mütevazı tavırları ile tanınan ve iktidar partisi İl Başkanı olmasına rağmen zaman zaman muhalefetin istekleri doğrultusunda hareket etme riskini dahi alarak tavizler de veren Yıldırım, kentte değişim rüzgarlarının adeta habercisi olmuştu.
Ak Parti'de yıllardır alışılagelmiş Ankara'ya ses çıkartmayan ve vazifesi yalnızca Ankara'dan gelen talimatlara memur olmak gibi davranan politikacıların aksine aksiyon adamı olmayı tercih eden Basri Yıldırım, elbette siyasi olarak bu tavrının ve kararlılığının meyvelerini de daha ilk seçimde alarak, hem Uşak merkezde hem de üç ilçede belediye başkanlığı seçimlerini de almayı başardı. Ayrıca hem önümüzdeki dönemin politikada etkin isimleri arasında yer alacağının sinyallerini verdi, hem de gerek Ak Parti tabanında gerekse halk arasında beğeni topladı. Çocukluğunu ve gençliğini Dikilitaş Mahallesinde geçiren bu sebeple de kenar mahallelerde yaşayan vatandaşların dilinden iyi anlayan Yıldırım, adeta kenar mahallenin siyaset ve bürokrasi sahnesindeki sesi olmayı başarmıştı ki, tam bu sırada yerel seçimler yaklaşmıştı. Aday adayları arasında yine Dikilitaş Mahallesinde doğup yetişen bir isim vardı. Gariban diye tanımlayabileceğimiz bir ailenin çocuğu olan ve elit kesimin adaylık için nerede ise hiç şans vermediği bir isim olan Nurullah Cahan'da bizzat Başbakan'ın Uşak için özel tercihi olarak Ak Parti Belediye Başkanlığı için aday gösterilmişti. Tabiki bu durum kenar mahallenin insanını hepten umutlandırdı. Kaldı ki bu umut; sandıklara da yansımış, Cahan seçimlerde yapılan tüm ayak oyunları ve ihanetlere rağmen kenar mahallelerde çok geniş destek bulmuştu. Yani adeta bu seçimlere Uşak'ın kırsal kesimi ya da kenar mahalleleri olarak tarif edilen bölgeleri mührünü vurmuştu.
Yine Veysel Eroğlu’na mevcut Kentsel Dönüşümün projesi içinde de yer alan Dokuzsele ıslah projesinin şu an ki halinin Uşak’a yakışmadığı ve Eşkişehir’de ki Porsuk Çayının benzeri bir projenin Uşak’ın çehresini değiştirecek ve Uşak’ı güzelleştirecek bir proje olacağının aksi takdirde mevcut Dokuzsele Islah Projesi'nin Uşak’a yakışamayan bir proje olması sebebiyle hayata geçirilmesi gerektiği söylendi. Bakan Eroğlu’da bunu kırmayarak Dokuzsele ıslah projesinin sil baştan başlaması için söz verdi. Eroğlu; ayrıca yapılması planlanan spor kompleksi için gerekli alan konusunda söz vererek projeye destek oldu.
Kentimiz adına son derece ümit verici bir gelişme de yine seçimlerden az önce Seddar Yavuz'un Vali olarak atanmış olması diye düşünmekteyim. Atandığı günden bu yana gerçekleşen bir çok toplantıda takip etme imkanı bulduğum, icraatlarını gözlemlediğim ve ayrıca bir kaç kez de makamında sohbet ortamında bulunduğum Yavuz'un da kadri bilindiği takdirde kentimiz için büyük bir şans olabileceğini düşünmekteyim. Bilindiği üzere Şubat ayında Cumhurbaşkanlığı onayından geçerek yayımlanan Valiler Kararnamesi ile Gaziosmanpaşa Kaymakamlığı’ndan Uşak Valiliği’ne atanan Seddar Yavuz, kısa bir süre içerisinde Uşak’a gelerek görev başı yaptı. Daha vazifeye başlamadan kentin sorunlarına nerede ise A'dan Z'ye vakıf olduğunu hayırlı olsun ziyaretimiz esnasında ettiğimiz sohbette müşahade ettiğim Yavuz; gerek aksiyonel kişiliği ile gerekse Devlet adamı vakarı ile Devlet Baba şefkatini Uşak Halkına yaşatabilecek bir şahsiyet gibi görünüyor.
Geçtiğimiz nisan ayı sonunda gerçekleşen İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı'nda kentin ilerlemesi ve gelişmesi yönündeki kararlılığını ve ileri görüşlülüğünü orataya koyan Seddar Yavuz; Uşak’ın kalkınamamasının, gelişememesinin ve tanınırlığının yeterli olmayışının sebeplerine ilişkin önemli değerlendirmeler ve saptamalarda bulundu.
Toplantıda kurumların, gerek mevcut yürüttükleri çalışmalar gerekse ileriye dönük gerçekleştirecekleri projelerine ilişkin bilgiler alan Yavuz'un zaman zaman, bilgilendirme konuşması yapan bürokratlara müdahaleleri ve bu esnada ortaya koyduğu performansı, toplantıyı gözlemleyen gazetecilerce takdire şayan, aynı zamanda umut verici olarak nitelendirildi. Vali Yavuz, toplantı esnasında Uşak’ın önünü açacak ve örnek bir kent olma yolunda yapılması gereken hususları göz önüne seren konuşmalar gerçekleştirdi.
Bahsettiğim toplantıda; Uşak Üniversitesi’nin tarihi ev restorasyonu projesinin konuşulduğu esnada; Türkiye’nin başka bir bölgesinde ya da ilinde Uşak’taki taş konakların benzerinin olmadığını, bu yapıların Uşak için önemli bir değer olduğunu ve bu yapıların Uşak’ın kalkınmasında ve örnek kent olma yolunda işlevsel hale getirilmesinin etkili olabileceğini belirten Vali Yavuz'un; İl Milli Eğitim Müdürü Bülent Şahin'in kurumu tarafından yürütülen projelere ilişkin bilgilendirme yaptığı sırada, yapımı devam eden İmam-Hatip Lisesi inşaatının iş bitirme süresinin 24 ay olmasını anlamsız bulduğunu söylemesi, sürenin çok uzun olduğuna dikkat çekmesi de dudak büktürten davranışları arasındaki yerini aldı. Bu konudaki net tavrını “biz 32 derslik okulun inşaatı için 8 aylık süreler veriyorduk, Uşaklı müteahhitler kısa sürede iş teslim etmeyi öğrenecek” sözleri ile ortaya koyan Uşak Valisi Seddar Yavuz, teknolojinin geliştiğini ve imkanların çok arttığını belirtip, artık iş teslimi için bu kadar süre tanımayacağını söyleyerek de mütehaitlere ve kurumlara gönderme de bulunmayı da ihmal etmedi.
Devletin güçlü olduğu vurgusunu sık sık yapan Vali Seddar Yavuz, toplantı sırasında ayrıca, Uşak'ta hizmetin ufak tefek bürokratik engellere takıldığını ve paranın sürekli ciddi bir problemmiş gibi gösterildiğine de dikkat çekerek, hem politikacıları hem de bürokratları cesaretlendirdi. "Kanunlar çerçevesinde istemesini bildiğimiz sürece para dahil bütün problemleri aşabiliriz" diyen Yavuz, bürokratlara "elinizi korkak alıştırmayın, para problem değil bir şekilde kaynağı buluruz, siz yeter ki iş üretmek için gerekli altyapı çalışmalarını sağlam yapın" ikazında bulundu. Uşak için 100 bin lira, 200 bin lira gibi rakamların aslında büyük paralar olmadığını da belirten Yavuz'un yüreklerimize su serpen açıklamaları, görev başındaki idarecilerin plan ve projelerini oluştururken tam anlamıyla konulara vakıf olması gerektiğini ifade ederek; “6 ay sonrasını göremeyen adamdan 1. Adam olmaz.” sözleri ile adeta taçlanmış oldu.
Sonuç olarak bazılarının inatla ve ısrarla yalaka olduğumu söyleyebileceği ihtimalini ve riskini göze alarak kaleme aldığımı bu yazımdan maksadım, kentimiz insanında bir sinerji oluşturmak ve ümitler yeşertmekti. Uşak Haber Merkezi ekibinin bütün köşe yazarları gibi inanmadığını asla dile getirmeyen bir kardeşiniz olarak, siyasi fikrimiz ne olursa olsun, samimi olup olmadıkları zamanla ortaya çıkacak olan ama söylemleri itibarı ile ümit veren bu politikacılarımıza ve Sayın Valimize bir şans verirsek, ve birlik içerisinde, siyasi partiler, bürokratlar, STK'lar yani Sivil Toplum Kuruluşları ve vatandaşlar olarak birlik olmayı başarıp sesimizi yukarılara daha gür duyurabilirsek aslında kendimize de bir şans vermiş oluruz diye düşünmekteyim. Umuyorum ki sudan sebeplerle ayrılıklara yöneleceğine Uşak Halkı geçerli sebeplerle birliğe yönelir ve kentimiz kazanır, gelecek nesillerimiz kazanır, hepimiz kazanırız diyorum, herkese hayırlar diliyorum. Esenkalın....








çizginden sapmadan yazmaya devam et. önemli olan eleştiri. eleştiriyi yaparken devamlı kırmadan dökmeden yap. birileri mesaj alsın yeter. kimin ne dediği önemli değil, senin duruşun önemli. başarılarının devamını diliyorum.