Ön Seçim Süreci CHP’ye Kazandırdı? Peki CHP’de Kimler Kazançlı, Kimler Zararlı Çıktı?
Ön seçim sürecinde CHP’de adından en çok bahsettiren aday adayı şimdiki adayı Özkan Yalım nasıl oldu da açık ara farkla rakiplerini geride bıraktı? Dilek Yılmaz neden listeye giremedi? Mustafa Aydın’ın 3. Sıra oluşu sürpriz miydi? Hangi aday adayları açısından ön seçim ileriye dönük bir yatırım oldu? Hangi aday adayları politik hayatına son verdi? CHP’nin ön seçim süreci ve sonuçlarına ilişkin değerlendirme yapalım.

Bildiğiniz üzere Cumhuriyet Halk Partisi’nde uzun zamandır ön seçimin yapılıp yapılmayacağı hususu tartışma konusuydu. Mevcut CHP Milletvekili Dilek Yılmaz’ın zaman zaman Genel Merkez’in kararlarına muhalif çıkışlar sergileyen bir Milletvekili olması sebebi ile, başta kendisi olmak üzere CHP’lilerin ve Uşak kamuoyunun büyük çoğunluğu Uşak’ta herhangi bir ön seçim kararı alınmasını beklemiyordu. Hatta Nurullah Çavuşoğlu’nun Genel Merkez kararını açıklamadan aylar önce iddialı bir biçimde "CHP’de ön seçim olacak, ben eminim, ancak bu ön seçim kararını Genel Merkez henüz açıklamıyor" şekilinde Uşak Haber Merkezi’nde yaptığı açıklama bir çok CHP’li tarafından kabul edilmemiş ve yanlış bir öngörü olarak değerlendirilmişti. Ama zaman içinde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Çavuşoğlu’nu haklı çıkaratarak ön seçim kararını açıklamıştı. Ön seçim kararının CHP Üyelerinde oluşturduğu sevinç ve heyecanın semeresini şu ana kadar yiyen CHP örgütü, sandıklardan da bu kararın olumlu yansımasını kesinlikle alacak gibi görünüyor. 

Zira Ön seçimden çıkan sonuçtan taban son derece memnun. Özkan Yalım, İsmet Akın ve Mustafa Aydın isimlerinin üyelerin takdiri ile sıralamaya girmesini içine sindiremeyen CHP’li sayısı parmakla sayılmayacak kadar az. Yani parti de bu isimlerin adaylığı herhangi bir düş kırıklığı yaratmadığı gibi bir çok kesimde umut oluşturdu diyebiliriz. CHP Tabanı, özellikle Özkan Yalım’ın maddi anlamda çok kudretli olmasının, iş adamları ve sanayicilerin dünyasında saygın bir yerinin olmasının, bunun yanı sıra hırslı olduğu gibi bonkör bir insan olarak tanınmasının yani seçimlerde harcama yapmaktan kaçınmayacağının sinyallerini vermesinin, Sivaslı ve Ulubey başta olmak üzere Uşak’ın  ilçelerinde yatırımları olan, çok sayıda işçi çalıştıran ve sevilen sayılan bir isim olmasının, CHP’yi seçimlerde bir adım öne taşıyacağının umudunu taşımakta. Yine İsmet Akın’ın  Banaz’lı olmasının ve Banaz’da saygın bir ailenin evladı olarak tanınmasının, Banaz’ın geçmiş politik yaşamında ciddi rol almasının, Belediye Meclisi Üyesi gibi politik vazifelerde bulunması nedeniyle politik deneyiminin fena olmamasının, yine Akın’ın da Yalım kadar olmasa da maddi gücünün azımsanmayacak bir noktada olmasının ve kendisinin harcama yapacağının sinyallerini veriyor olmasının da CHP tabanını umutlandırdığını rahatlıkla söyleyebiliriz. 3. Sıra Milletvekili adayı Mustafa Aydın' da yine Sivaslı ilçesinin yetiştirdiği isimlerden olması, Veteriner Hekim olması ve köylerde ciddi bir tanınırlığının olması da CHP tabanını köylerden daha iyi oy gelebilir şeklinde umutlandırmakta. 

Elbette Genel Merkez’in üyelerine güvenmesi ve kimleri aday göstereceğimize siz karar verin demesi üyeyi son derece motive ederken, partiyi sahiplenmelerine de sebep oldu. Ön seçimin sonucunun da ne aday adayları arasında ne de tabanda ciddi bir kırgınlık, yada küskünlüğe sebep olmamasının verdiği avantaj ile beraber CHP seçimlere kesinlikle önde girdi diyebiliriz.

Gelelim ön seçim sürecinin değerlendirmesine; bilindiği üzere Özkan Yalım, ön seçim kararı açıklanmadan çok önce meydanlara inen ve ön seçim kararının alınması için en çok bastıran aday adaylarından birisi oldu. Aylardır üyeye tek tek hem de bir çoğuna defalarca ulaşarak kendisini ifade eden ve ön seçimlerin en çok çalışan aday adayı olduğu tartışmasız bir gerçek olan Özkan Yalım, aynı zamanda ön seçim sürecinin, en çok eleştiri alan aday adayıydı. Bilindiği gibi Yalım, daha ön seçim kararı alınmadan önce aday adaylığını ilan etmiş ve basın önünde aday adaylığını ilan ettiği gün, partililere milletvekili seçildiği takdirde CHP’ye dört katlı bir parti binası bağışlayacağına, Milletvekili maaşını da yine örgüt üyesi kişilerin öğrenci çocuklarına burs olarak bir kısmının dağıtılması kaydı ile örgüte bağışlayacağına dair söz vermişti ve seçimleri kazanmak için maddi manevi üzerine düşeni aday yapılsa da yapılmasa da yapacağını taahhüt etmişti. İşte bir çok çevreden bu vaadleri nedeni ile eleştiri alan, Yalım eleştirilere hiç kulak asmaksızın aynı vaadleri, hatta zaman zaman dozunu artırarak ve daha yüksek bir sesle tekrar etmeyi sürdürdü. Zengin olmak suç değil dedi, zengin olmam tam aksine CHP açısından bir zenginliktir dedi ve ön seçim süreci boyunca CHP’nin adının her yerde duyulmasına vesile olarak bunu üyelere iyi izah etti diye düşünüyorum. Yalım bunun yanı sıra kendi partisinin içerisinden bazı gruplarca dokunulmazlık için yola çıktı şeklinde de eleştiri aldı. Ancak bence bu eleştiri çok yersizdi. Zira dokunulmazlık alabilmek için Milletvekili olmak isteyen bir insan gelip, dokunulmazlığın kalkması için mücadele veren bir parti olan CHP’den Milletvekili aday adayı olmaz. Gider AKP’den aday adayı olurdu. Eminim ki AKP’den aday adayı olsaydı; Yalım CHP’de görüldüğünden çok daha şanslı görünürdü ve eminim ki AKP bu gün onu 1. Sıra Milletvekili adayı yapardı. Her neyse Özkan Yalım’ın stratejisini ve oy isteme yöntemini beğenmeyenler olsa da zaten, kazanmaya kilitlenmiş olan CHP üyeleri seçimleri Özkan Yalım’la kazanabileceğini görmüş olacak ki Yalım’ı açık ara farkla birinci sıraya yerleştirdi. O kadar ki 6000 civarı kişinin oy verdiği ön seçimde Yalım üyenin yarısından çok daha fazla insanın oyu'nu almış, ikinci sıradaki rakibine de 1000 Oy'un üzerinde bir fark atmıştı.

Gelelim ön seçimi ikinci sıra ile bitirerek seçimlere, CHP’nin 2. Sıra adayı olarak girmeye hak kazanan ismi olan İsmet Akın’a. İsmet Akın geçtiğimiz Milletvekili genel seçimlerinde de ön seçime katılmış ve 4. Sırada yarışı bitirmişti. Sıralamaya giremese de geçtiğimiz ön seçimin ismi en çok konuşulan ismi olmayı başaran İsmet Akın, bu ön seçimlerin de ismi en çok konuşulan aday adayları arasında olmayı başardığı gibi listeye ikinci sıradan girmeyi başardı. Özkan Yalım’ın seçileceğine kesin gözü ile bakılırken, geçen seçim ikinci sıra adayının vekil olması mümkün değil diyen kamuoyu bu kez İsmet Akın’ın şansının oldukça kuvvetli olduğu konusunda hemfikir. Hem AKP’deki ikinci sıra rakibinin Uşak kamuoyundaki olumsuz algısı hem de MHP’de tepeden inme aday atanmasının oluşturduğu moral bozukluğu İsmet Akın’ın seçilebilme ihtimalini kuvvetlendirdi gibi görünüyor. En azından kamuoyundaki genel algı şimdilik bu yönde gelişmekte. İsmet Akın muhakkak ki 1. Sıra olmak istemiştir ve bu önseçimin kazananı olarak kendisini görmemektedir. Ama bana göre her halükarda O da bir kazanandır. Yalım’ın mutlak zaferinin gölgesinde kalsa da bana göre İsmet Akın bu ön seçimin sıralamada olduğu gibi ikinci kazananıdır.

Ön seçimi üçüncü sıra da bitiren Mustafa Aydın, geçtiğimiz gün verilen seçim startındaki kendisinin tavırlarından edindiğim intbaya dayanarak söylüyorum. Her ne kadar çalışmalara seçim bitene dek katılacağının sinyallerini veriyor olsa da, sıralamadaki yerinden pekte memnun görünmüyor. Bana göre de Mustafa Aydın seçimlerde Milletvekili olmaya hak kazansa da ön seçimlerin kazananları arasında değildir. Zira geçtiğimiz Milletvekili seçimlerinde ikinci sırada olan birisi bir sonraki seçimler de şayet geriledi ise bu kişiye kazanan oldu diyemeyiz. Kaldı ki şayet seçilemezse ki mevcut tablo da ve şartlarda seçilmesi oldukça zor görünüyor. Orta ve uzun vade de yani bir sonraki seçimler açısından da Mustafa Aydın açısından bir prestij kaybı muhtemeldir. Çünkü iki dönemdir arkasında duran üye bu dönem Aydın’ın daha geriye düşüşüyle beraber ister istemez demoralize olmuştur diye düşünmekteyim.

Ön Seçimlerin kesin kaybedeni CHP Milletvekili Dilek Yılmaz;
 sıralamaya bile giremeyen Türkiye’deki pek çok Milletvekilinden birisi oldu. Zira CHP’de ön seçime giren pek çok milletvekili üyeden istediği teveccühü göremedi. Dilek Yılmaz ismi öteden beri CHP ile özdeşleşmiş bir isim olması ve mevcut Milletvekili olması hasebi ile ön seçimlerin favori ismi olarak görülmekteydi. Ancak Yılmaz’a CHP üyeleri beklediği ilgiyi göstermedi. Yılmaz bir çok yerde kendinden emin konuşmalar yaparak 1. Sırada olacağına kesin inandığını söylese de sonuçlar beklediği gibi çıkmadı ve Yılmaz ön seçimden dördüncü sırada ancak çıkabilidi. Yılmaz’ın ön seçimlerdeki en büyük handikapının ya da üyelerce en çok eleştiri aldığı,  konunun üyelere ve yerel politikaya yeterli zaman ayırmadığı gerçeği, umuyorum bundan sonraki Milletvekillerine bir ders olur ve seçilen Milletvekilleri yerel politikaya daha ilgili olarak üyeleri ihmal etmezler.
 
Seçimlerin orta ve uzun vade de düşünüldüğünde her ne kadar ön seçimden istediği sonucu alamasa da kazançlı çıkan isimlerinden bir tanesi de Barış Çoban. Çoban eski Milletvekili Nizamettin Çoban’ın oğlu olması ve Eşme’de sevilen bir ailenin ferdi olması hasebi ile ön seçimlerden oldukça ümitliydi. Ama maalesef umduğunu bulamadı. Aslında daha doğru bir strateji ile hareket edip üyeye dokunabilecek farklı söylemler üretebilseydi başarılı olabilirdi diye düşünüyorum. Çünkü Çoban, hem gazetecilik yapmış hem de politika ile iç içe büyümüş bir insan olarak birikim ve donanımı hiçte fena olmayan bir isimdi aslında. Ama bu birikimini ve donanımını yansıtabileceği argümanları yeterince kullanamadı. Ama yine de tabanın hemen tamamında kabul görüp, kendini sevdirmeyi başardı. Elbette sevgi her zaman oya dönüşmeyebiliyor. Her neyse Barış Çoban netice itibarı ile bir hoş sada bıraktı ve orta vade de ciddi kazanımlara dönüştürebileceği bir intiba oluşturdu diyebiliriz.

İsmail Demirel'in de Dilek Yılmaz gibi ön seçimlerin kesin kaybedenlerinin arasında
 olduğunu, O’nun da politik hayatının en azından Belediye Başkanı ya da Milletvekili olma anlamındaki politik hayatının bittiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Kaldı ki kendisinin, artık politikaya seçimlerden sonra veda edeceğini dost sohbetlerinde de belirttiğini işitmekteyim. Aslında Demirel; geçtiğimiz Milletvekili seçimleri öncesi istifa edip aday adayı olmadan önce, oldukça başarılı bir İl Başkanlığı serüveni yaşamıştı. İyi de bir ekip ruhu yakalamıştı ve fakat bence aceleci davranarak istifa edip aday adayı oldu ve bir önceki ön seçimde de sıralamaya girememişti. O seçimlerde sıralamada olmamasına rağmen çalışan nadir isimlerden birisi olarak takdir toplayan Demirel; maalesef ön seçimlerde bu takdiri oya dönüştüremeyerek kaybetti.

Mustafa Dönmez bu seçimlerde ne kazanan ne de kaybeden diyebileceğimiz bir noktada duruyor
 en azından bana göre durumu bu. Salonlarda yaptığı konuşmalar da takdir toplasa da üyeye dokunmayı başaramayan Dönmez, sıralamaya giremediği gibi orta vadede yatırım yaptı diyebileceğimiz kadar da dikkatleri üzerine toplayamadı. Yüksel Doğan anladığım kadarı ile Belediye Başkanlığı adaylığı için bir yatırım olsun maksadı ile aday adayı oldu. Ancak tavşan aday olduğuna ilişkin dedikodular yakasını bir türlü bırakmadığı için bana göre bu yönde de ciddi bir kazanım elde edemeden ön seçim sürecini tamamladı. Bülent Horasan bana göre politik hayatına son noktayı koyduğu bir ön seçim süreci yaşadı. Artık Horasan isminin en azından yakın zamanda parti içerisinde Milletvekili ya da Belediye Başkan adaylığı gibi önemli mevkilerde görev alabilme şansı pek mümkün görünmüyor.

Gelelim ön seçim sürecinin, kamuoyunda, Yalım’dan sonra  en çok konuşulan, en çok beğeni ve takdir toplayan ama aldığı takdir ve taltiflerle yetinmek zorunda kalan ve üyelerden oy alamayan ismi sevgili ve çok kıymetli ağabeyim Nurullah Çavuşoğlu’na. Aday adayı olduğunu benim bile Facebook'ta resim paylaşarak "Aday adaylığı başvurusunda bulundum", dediği gün haberdar olduğum Çavuşoğlu’nun, CHP’den aday adayı olması ben ve eşi dahil, bütün Uşak kamuoyu için büyük bir sürpriz oldu. 

Gece Ankara’daki bir toplantıya gitmesi için uğurladığımız Çavuşoğlu’nun 24 saat geçmeden aday adayı olduğunu Facebook'tan duyurmasıyla, herkesle beraber öğrenmiş birisi olarak rahatlıkla söyleyebilim ki, Çavuşoğlu asla aday adayı olmak istemedi ve eminim O'nun da kafasında böyle bir şey yoktu. Her neyse aday adaylığını ilan ettikten sonra oluşan şaşkınlık, o konuştukça artarak sürdü. Banaz’da yaptığı konuşma esnasında bir çok insanın büyük bir şaşkınlık içinde çoğunun tabirimi maruz görün, ağızları açık şekilde alkışlamalarına tanık olduğum an, inanın kaç yıldır yakından tanıdığı o insanı ben bile ağzım açık bir biçimde büyük bir şaşkınlıkla dinliyordum. Yaptığı konuşmalar ile kendisinin donanımlı birikimli birisi olduğunun sinyallerini de veren Çavuşoğlu, sadece CHP’lilerin değil bütün Uşak kamuoyunun da dikkatlerini üzerinde toplamayı başardı. Tabi bu durum Uşak Haber Merkezi'ne de yaramıştı. Zira Çavuşoğlu’nun etkili hitabeti ve konuşmalarının içeriğinin farklılık ve doluluğu samimiyeti ile birleşince, ulusal basının da dikkatini çekti ve Milliyet, Hürriyet gibi gazetelerin internet sitelerinde konuşmalarını öven haberlerin yer alması ile birlikte Türkiye’nin her yerinden on binlerce insan kendisinin videolarını izlemek üzere sitemize akın etti. Bu sayede hem sitemiz ciddi bir reyting aldı, hem de tarafsız haberciliğin adeta yok olmak üzere olduğu, muhalif seslere yer veren gazetelerin oldukça azaldığı günümüzde, ulusal çapta bizim de bir tanınırlığımız oluşmuş oldu.  Fakat kendisi açısından bence seçimlerin sonucu ciddi bir prestij kaybı oldu. En azından beş yıl önce kurulduğumuz günden beri, her desteklediğimizi kazandırmaya alışan bizler açısından üzücü bir sonuç oldu diyebiliriz. 

Kaybetmek için adeta elinden geleni yapan Çavuşoğlu; ısrarla her gittiği yerde kendisine oy istemek için CHP’lilere zaman ayırmayı tercih etmeyip, vaktinin çoğunu diğer partilere üye olan ya da oy veren insanları bu dönem CHP’ye oy vermek için ikna etmeye ayırınca, üstelik CHP üyelerine yaptığı konuşmalar da benim adaylık derdim yok bana oy vermeyin deyince, bu sonuç adeta kaçınılmaz oldu. Emin olun benim tanık olduğum, CHP'ye oy vermek için ikna ettiği toplam insan sayısı mübalağasız CHP'nin üye sayısına yakındır. Yani ön seçimi CHP'ye en çok oy getiren isim kazanacak olsa Çavuşoğlu kesin 1. Sırada yer alırdı. Ama realiteler malesef böyle değildi. 

Ön seçimin yapıldığı gün saat 11 gibi ön seçimin yapıldığı salonun önüne teşrif eden Çavuşoğlu’na "abi çok geç kaldın ya, Milletin yarısı oyunu kullandı bile" dediğimde bana aynen şu cevabı verdi. "Mustafa biz ayıp olmasın diye buraya geldik, yoksa oy istemiyorum diyen birisinin gelip sandık önünde beklemesi ne kadar tuhaf olur" dedi. "Zaten sabah sekizde gelsek ne olacak ki bizim birebir tanıdığımız üye sayısı bini geçmez toplasak kimi görecektik boşver iyidir böyle, sen bana katılım iyi mi? Ondan bahset %90 katılım sağlamamız lazım, yoksa AKP’nin temayülüne katılım azlığı nedeni ile yaptığınız eleştiriyi CHP için de yapmak zorunda kalabilirsiniz. Sen dua et katılım çok olsun.Bizim ön seçimdeki yerimiz zaten belli, başladığımız gün kaçıncı sırada isek bugün de aynı yerdeyiz." İşte yıllardır yakınen tanıdığım samimiyetine, dostluk ve dürüstlüğüne, sözünün eri oluşuna gözü kapalı kefil olabileceğim, Çavuşoğlu, bu kadar da kendisi ile barışık ve kendisi ile dalga geçebilen bir isimdir. O yüzden ben de kendisini eleştirme cesareti buldum ve yeri gelmişken eleştireyim istedim. 

Nurullah Çavuşoğlu bence her ne kadar "gönüller kazandım zafer benimdir" dese de bu seçimlerin kaybedenleri arasında yer almıştır.Çünkü süreçte kendisine politik anlamda bir altyapı oluşturmadığı gibi, hiç değilse karizmayı kurtarabilecek bir oy da almamıştır. Hiç değilse orta ve uzun vade de politik anlamda kazanım elde etmek için bir gayreti olsaydı bence kısmen kazanmış sayabilirdik kendisini. Ama şurası bir hakikat ki, Nurullah Çavuşoğlu’nun aday adayı olması CHP’ye kesinlikle çok ciddi bir kazanım olmuştur. Gerek beş yıl boyunca elde ettiği karizma ve saygınlığını, gerekse bilgi birikimi, gazetecilik ve politikacılık deneyimlerini adeta CHP’ye vakfeden Çavuşoğlu tabanda da ciddi bir sinerji oluşmasına vesile olmuştur. Yani Ankara’dan fotoğraf paylaşarak aday adaylığını ilan ettiği gün aradığımda "abi noluyor?" Soruma verdiği yanıtta “Mustafa’m bizi yetiştirenler, kafamıza kına yaktılar, biz de eyvallah dedik  ve yola çıktık evet aday adayıyız, gelince toplantı yapacağız, hazırlıklı olun"  dediği gibi her şeyini CHP’ye adeta kurban etmiştir. 

MHP’deki aday belirleme sürecini aday adaylarının kazananları ve kaybedenleri açısından değerlendireceğim bir sonraki yazımda görüşmek dileği ile başta Nurullah Çavuşoğlu’ndan ve aday adaylarının ya da adayların tümünden ve sizlerden sürçi lisanlarım ve eleştirilerdeki olası haddi aşışlarım için af dileyerek Esenkalın diyorum.


          
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
İSMET ERDEM 5 yıl önce

kamuoyu yoklamalarini haftaya

Avatar
güzel 5 yıl önce

her şey düzelecek

Avatar
ismet erdem 5 yıl önce

geçmişi ve yaşantısı, santaja açık milletvekili seçerseniz; sizi yarı yolda bırakabilir,kritik kapalı oylamalarda masraflarını çıkarmak için sizi satabilir,bilinmeyen bir zamanda,beklenmeyenler olabilir.

Avatar
İSMET ERDEM 5 yıl önce

1985 yılında mamak askeri cezaevinde ölen bekir çelenk ten boşalan bulgaristandaki işleri acaba şimdi kim yürütüyor

Avatar
t.r 5 yıl önce

bir daha ön seçim yapmaya da gerek yok kimin parası çoksa çıksın o olsun çok saçma

Avatar
İSMET ERDEM 5 yıl önce

sayin rahşan ecevi̇t tarafindan kurulmuş köylü derneği̇ yaptiği bi̇li̇msel çalişmalar i̇le chp ye yön veri̇rdi̇. mi̇lletveki̇li̇ adaylar beli̇rleni̇rken baronlara geçi̇t vermezdi̇.

Avatar
gercek chp'li 5 yıl önce

türkiyede ön seçimlerde hep parası olan adaylar ön plana çıktı. çok paralar döndü. bu arada chp'yi bu sıkıntı bekliyor örgütü tanımayan paralı vekiller halkı küstürecek birde örgütten gelmeyen adayların partiyi tbmm de terk edip gitmeleri daha basit. umarız 25. dönem chp gurubu sıkıntı çekmez.

Avatar
CHP li 5 yıl önce

vAllahi burda tek eksik var oda bu seçimin asil ve gizli kazanani ali erdoğan olmuştur özkan yalim bence bir ali erdoğan projesidir bir dahaki dönem ali erdoğan chpden belediye başkan adaya olur ve o kazanırsa bu sefer çavuşoğlu mhp ye koşar :)))