Birliğini de Al Git Avrupa, İhtiyacımız Yok Sana!
Türkiye bir zamanlar ekonomisiyle alay konusu olan bir ülkeydi. Gurbetçi ailelerin hepsi bugünlerde Uşak’ta.  Ekmek parası uğruna Almanya’ya nasıl gittiler neler yaşadılar hala aklımızda. Bir aralar bu ülke 70 cente muhtaçtı. Gözümüzü açıp IMF’nin ağzından çıkacak söze bakardık ufacık ekonomik yardımlar için. Bizi modern kapitülasyonlara bağlamışlardı. Biz şu an ne kadar çok memnun olmasak da, ekonomimiz Dünya’nın en büyük 16. Ekonomisi. Gün geçtikçe Türkiye ekonomisi büyüyor.

Yıllardır bizi elinin tersiyle iten “Hristiyan kulübü Avrupa Birliği” 50 yıllık eziyetine hala devam ediyor. Türkiye’ye hala adil olmayan vize uygulaması yapan Avrupa Birliği Türkiye’nin bu yükselişini tahmin edemiyordu.  15 yıl önceyi hatırlayın gündemin ana maddesiydi Avrupa Birliği peki ya şimdi, kimin umurunda Avrupa Birliği?

Yunanistan’ın Düştüğü Duruma Bir Bakın!

Merkel’in Yunanistan gibi bir baş belası ile nasıl uğraşmaya çalıştığını hepimiz biliyoruz. Avrupa Birliği’nin ekonomik gücü gün geçtikçe zayıflıyor. Hristiyanlar iyice köşeye sıkışmış durumda.  Kuruluş amacında siyasal ve ekonomik olarak bütünleşmeyi sağlamak ve Hristiyan ülkeleri bir araya getirmek olan Avrupa Birliği bu günlerde dağılmanın eşiğinde ve içimizden hala birilerini Avrupa Birliği aşkından geberdi geberecek. Nasıl bir aşksa bu anlamış değilim. Düşünün bir kere Avrupa Birliği Ülkelerin ekonomik güçlerini sıraladığımızda ilk 7 deyiz. Geriye kalan ülkelerin ağzının suyu akıyor bizim ülkemize baktıklarında.

Tansu Çiller 1998’de Birliğe Tam Üyeyiz Demişti!

Bitmedi gitti önümüze getirdikleri kriterler. Size bir hatırlatma ; 7 mayıs 1995 pazar tarihli Hürriyet gazetesinin manşetinde şu vardı; Çiller, "iddia ediyorum ki Türkiye en geç 3 yıl içinde AB'ye tam üye olacaktır" demişti. Çiller torun torba sahibi oldu, daha bizi alacaklar birliğe. Güler misin, ağlar mısın?

Tamam ben de farkındayım bir çok dönem de ekonomik kalkınma sağlanamadı, yüksek dış borç belimizi büktü, gelir dağılımdaki adaletsizlik, zenginlerin vurgunları, 3 haneli enflasyon rakamları tabi ki birliğe üye olmamızın önündeki haklı engeller olarak karşımıza çıktı. Ancak Ak Parti hükümeti ile sağlanan ekonomik büyümeyi de kimse inkar edemez. Neredeyse her yıl yüzde 10’a yakın bir büyüme sağladık. Ancak tabi ki Avrupa Birliği bunu umursamadı. Çünkü onların bizlere Türklere bakış açısı, bizim çingenelere baktığımız açıdan farklı değil, bunu herkes biliyor.

Tüküreyim Sizin Kriterlerinize!

Eskisi gibi 2000 dolarlık kişi başı gelirlerimiz arttı. Alt ve orta tabaka ekonomik durumdan çok fazla memnun olmasa da kişi başı gelir 10 binli rakamlara dayandı. Tutturmuşlar bir Maastricht kriterleri, arkadaş kaç Avrupa Birliği üyesi devlet sağlıyor bu kriterleri, siz kimi kandırıyorsunuz, aptal mı sandınız siz bizi. Yetmedi gitti önümüze getirdiğiniz kriterler, adını sanını bilmediğimiz kriterleri sayenizde öğrendik sağolunvarolun. Sallayın bir yerinizden yeni kriterler alıştık ne de olsa!

Tamam dış borcumuz yüksek, bütçe açığımız da var. Şimdi sıralayın bakalım Avrupa Birliği’ne üye olan ülkelerdeki bütçe açığını. İngiltere’de bile bütçe açığı yüzde 10 un üzerinde siz kimi kandırıyorsunuz. O yüzden Balkan ülkelerinde yaşayanlar Türkiye’de yaşamak için can atıyor değil mi? Balkan ülkelerinden Türkiye’ye gelip, Türkiye’de Türklerin bile yapmaktan imtina ettikleri işleri üç beş TL paraya bu Avrupa Birliği’ne üye ülkelerin vatandaşları yapmıyor mu. Dilenciler Romanyalı, araç yıkayanlar Bulgar, fahişeler Estonya’lı…

Önümüze durup durup hep aynı bahaneyi getirdiler. Enflasyonunuz çok yüksek. Tamam artık enflasyonda yüzde 10 civarlarında. Ardından faiz oranlarınız çok yüksek dediler. Onu da bir anlamda dengeledik. 2001 krizi sonrasında ülkede işsizlik oranı tavan yapmıştı. Ancak bu süreç sadece 2-3 yıl içinde normal seviyeye çekildi. Türkiye genç işsizlerin daha az olduğu bir ülke durumunda artık. Avrupa Birliği ülkelerinde genç işsizlerin oranı hiç de azımsanacak boyutta değil. Unutulmaması gereken bir konuda Avrupa Birliği ülkelerinde nüfus yaşlanıyor. Biz de genç nüfus hızı düşse de hala Avrupa Birliği’ne göre karnemiz iyi durumda. O halde bu da bir bahane değil. Geriye ne kaldı?

Avrupa Birliği’ne Girersek Türkler Avrupa’ya Dolarmış, Yalana Bak!

Avrupa Birliği’de durumun farkında, daha 10 yıl önce kapılar açılırsa, Türkler Avrupa’ya dolar diyenleri şimdi görmek istiyorum. Acaba biz mi Avrupa’ya dolarız, Balkan ülkeleri mi Türkiye’ye dolar? Avrupa birliği kapitalist ruhla kurulmuş bir birlik ve acil olarak yeni pazarlara ihtiyacı var ve Türkiye onlar için çok cazip bir Pazar. Tüketim Avrupa Birliği’nde düşüyor ancak Türkiye’de tüketim alışkanlığı her geçen gün yükseliyor.

Ben asla Avrupa Birliği’nin bize getirdiği demokratikleşme ve insan hakları paketlerine karşı değilim. Demokratikleşme adına atılabilecek bütün adımlarında sonuna kadar arkasındayım. Ancak demokratikleşme adına bütün Avrupa Birliği’ne üye ülkelerin gereken kriterleri sağladığını kim söyleyebilir. Demokratikleşme paketlerinin Türkiye’nin gelişimine katkı sağladığını inkar edersek ayıp ederiz. Hala demokratikleşme adına önemli yol kat etmemiz gerektiği de bir gerçek. Ancak bir çok konuda yeni üye ülkelere esneklik sağlayan Avrupa Birliği mevzu bize gelince maşallah en despot tavrını sergiliyor.

Yunanistan’ın ekonomisinin Avrupa Birliği’ne girdikten sonra nasıl adım adım çöktüğüne hepimiz şahidiz. Almanya ekonomisinin bile en büyük derdi Yunan ekonomisi.  Şimdi kalkın bir Yunan emekliye Avrupa Birliği’ni Euro’yu övün bakalım. Ana avrat küfür etseniz o kadar tepki almazsınız.

Avrupalı’yaGü Ve Nil Mez!

Zaten ne zaman biz bu Hristiyan Avrupa’lı ya güvensek bizi sırtımızda bıçaklamadı mı? Şimdi kalkıp ne gerek var Avrupa Birliği’ne girmeye. Bakın samimiyetle söylüyorum, Avrupa Birliği’ne girersek bırakın ülke olarak ekonomik fayda sağlamayı, vereceğimiz tavizlerle bizim ekonomimiz daha kötü hale gelir. İlk başta her şey güllük gülistanlık olacak muhtemelen.  Enflasyonda düşüş olabilir, ekonomi de kısa vadeli olumlu hareketlenmeler de yaşanabilir, ancak orta ve uzun vade de geleceği pek parlak olmayan Avrupa Birliği’nin Türk ekonomisine katkısı hiç de hayırlı olmaz.

Avrupa Birliği’nin tamamı gözünü Almanya’ya dikmiş durumda. Almanya ekonomisinde yaşanabilecek en ufacık bir olumsuzluk, birliği al aşağı eder. Avrupa Birliği’nin yegane üretim merkezi şu an Almanya durumunda ve Almanya artık yaşlı nüfusu ve durağanlaşma tehlikesi yaşayan ekonomisi ile yeni bir krizin üstesinden gelemez ve Avrupa Birliği’ne abilik yapmayı bırakmak zorunda kalabilir o zaman vay dalgalı ekonomiye sahip ülkelerin haline, vay o zaman Türk ekonomisinin haline. Almanya, Yunanistan’ı, İtalya’yı, Portekiz’i kurtardı diyelim diğer ülkelerde ekonomik sorunlar yaşanırsa o ülkeleri kim kurtaracak, yetecek mi Almanya’nın gücü bütün ülkeleri kurtarmaya hiç sanmıyorum!

Lazım Değil Sizin Birliğiniz!

Hayatta her şey para, her şey güç. Bu sebepten dolayı ekonomik olarak güçlendiğimiz sürece bizim Avrupa Birliği’ne girmemize ihtiyacımız olduğunu düşünmüyorum. Bunun dışında Avrupa Birliği’nin temelindeki Hristiyan değerler bizim manevi değerlerimizde asla ama asla örtüşmüyor. O yüzden “alın başınıza çalın birliğinizi."!
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
vatandaş 6 yıl önce

kerim bey doğru söylüyorsun be ya artık ab ye biz bakarız bizim alamanyadan abdden ne farkımız var biz biz uçmuş gitmişiz uzaya çıkmışız.liderlerin lideri var bizim başımızda gerekirse batan bütün ülkeleri biz kurtarır hayır duasınıda alırızz
peh peh...

Avatar
Babur_lENK 6 yıl önce

lan bu gurbetcilere cok kötü konuşacağim ayip olucak anam avradim olsun. cikarcilar sürüsü sizi.. hepinizin anasi babasi burda yeterki ceplerine devlet cukko doldursun , yaşlılık parasi versin, kömür versin, emekli maaşini askeri ücretin üzerinde tutsun.. haketmiyorsunuz kötü kelamlari bile..

Avatar
yazıyı okumayan 6 yıl önce

ilgili yazıyı okumadım, okuma ihtiyacı hissetmedim, sadece başlıkları gördüm,zaten o da fikir verdi. yıllardır bitmek bilmeyen hamaset edebiyatına devam...

Avatar
okuyucu 6 yıl önce

doğru atapark ta çay demleyip satalım, birliğe ihtiyacımız yok

Avatar
Mustafa 6 yıl önce

cok dogru bir yazi sonuna kadar dogru ben 40 yildir berlind e yasayan usak banazli bir gurbetci eskiden almanyaya kiz vermek damat olarak gitmek icin can atilidi simdi gördügüm ve yasadigim gözlemlerimden yola cikarak simdi kimse avrupaya gelinve damat gitmek istemiyor cünkü almanya artik eski almanya degil eskisi gibi para biriktirme yok artik issizlik almis basini gidiyor birde son zamanlarda bulgarlar ve romanyalilar ortak pazara girince dilenci soyguncu doldu hirsizlik aldi basini yürüdü.kendi kö

Avatar
Tolga terzi 6 yıl önce

cok cesaretli müthiş bir yazı olmuş yıllardır bizi uyuttular bu yazınızı arşivliycem kerim bey tebrik ederim sizi

Avatar
METİN DEMİRBAY 6 yıl önce

sayın kerim çi̇ber ağzına ve eline sağlık,şimdiye kadar bilipte söylemek istediğimiz fakat sesimizi kimseye halk olarak duyuramayacağımız gerçekleri satırlara dökmüşsün.en önemli birlik bizim birliğimiz başka birliğe gerek varmı?

Avatar
yaşar çkmk 6 yıl önce

benim yıllardır anlatmaya çalıştıgımda bu bizim ihtiyacımız yok bu birliğe kerim kardeş samimi yazın beni çok etkiledi devamınıda yaz lütfen