Siyasetçilerin sitayiş ve minnetle bahsettiği, 800 Bin Lira SGK Borcunu ödemediği için sağlık ocağının hizmete açılmasına mani olan hayırsever KİM?

Bildiğiniz üzere Kurtuluş Mahallesinde bir sağlık ocağı var uzun yıllardır kullanılan binası eski. yetersiz ve aslında depreme dayanıksız ve yine bildiğiniz üzere eski müze binasının olduğu yerde Milli Emlak’a ait bir arazinin üzerine tuhaf bir şekilde belediye nezaretinde engelsiz yaşam merkezi ve sağlık ocağı binası olarak tasarlanan bir bina konduruldu ve Kurtuluş mahallesi sakinlerine hizmet veren sağlık ocağının buraya taşınacağı söylendi. İnşaatın bitmesinin üzerinden yaklaşık iki yıl gibi bir zaman geçmiş olmasına rağmen Sağlık Ocağı faaliyete girmedi. Tabii bu da doğal olarak mahalle sakinlerinin tepkisine sebep oldu. Doğal olarak da zaten ailecek tanıştığımız ve aile dostumuz diyebileceğim sakini de olduğum Kurtuluş Mahallesi Muhtarı Çiğdem Varol hanım efendi hayli uğraş verdi bu uğurda.
O zamanlar konuyu biraz araştırdığım da binanın yapılışı sırasında çalışan işçilerin SGK Borçlarını sözde hayırsever iş adamı ödemediği için sağlık ocağına belediyenin ruhsat vermediğini duymuştum ama inanmamıştım ve işin aslını anlamaya çalışıp duruyor idim. Çünkü 800 bin liralık SGK Borcu için koca engelsiz yaşam merkezi ve sağlık ocağının açılışının geciktirilebileceğini muhtarlığın ruhsatsız bina da faaliyet göstermesine göz yumulabileceğini düşünemiyor idim.
Geçtiğimiz gün Ak Parti Uşak Milletvekili İsmail Güneş'in ve ardından CHP'li Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın açıklamalarının ardından emin oldum ki konu sadece SGK borcu imiş gerçekten ve gerçekten yazıklar olsun dedim duyunca. Gerek İsmail Güneş'in ve gerekse Özkan Yalım'ın çok ama çok zengin oldukları konuşuluyor. İsmail Güneş'in tapu kayıtlarındaki mal varlıkları daha önce başka gazetecilerin gündemine girecek kadar çoktu Allah daha çok versin, Yalım'ın da yine her anlamda çok zengin olduğu biliniyor. Hatta siyaseti parasına yaptırıyor ucuz satın alabileceği insanlar oluşturuyor çevresinde ve partisinde sonra da onları ucuz ucuz satın alıp işine bakıyor diyor Yalım için herkes.
İsmail Güneş'in hiç yolsuz usulsüz işini duymadım yalan yok ama Yalım'ın mal varlığının da şaibeli olduğunu herkes zaten konuşuyor. Bunca varlık sahibi iki siyasetçisiniz bir sağlık ocağı sadece 1 Milyon liralık boru temin edilemediği için açılamıyor, bir sağlık ocağı da iddiaya göre 800 bin liralık SGK Borcu yüzünden faaliyete geçemiyor. Sarayaltı Aybey mahallelerini bilmem ama Muhtarımız Çiğdem hanım öncülük etse Kurtuluş mahallesinden sekiz yüz bin lira rahatlıkla toplanır rıza dairesinde mahalle sakini hayırseverlerden dedim kendi kendime. Tabii ki mecbur değiller ama keşke vekil ve başkan ceplerinden verse gönüllüce biz bu konuyu siyaset konusu yapacağımıza halledip geçelim ikimiz deseler. Hayırsever diye hem Yalım'ın ismini vererek ve methederek teşekkür ettiği hem de Güneş'in Allah'ın kendisinden razı olmasını dilediği kişi ise Deniz Grup’un sahibi Mehmet Karaer. Bu arkadaş da aynı Özkan Yalım gibi Uşak'a sonradan geldi ama çok imtiyaz ve kayırmalar gördü siyaset ve Devlet kurumlarından. Detaylarını bir sonraki yazımda aktaracağım ama biz ilk olarak bu ismi Asım Kalelioğlu'nun düğün salonlarını ve otopark olarak işlettiği arsayı satın alınca duymuştuk. Yani bu arkadaş şehre burnunu siyasiler eliyle soktu.
Mehmet Karaer veya Deniz Grup gündemimize ikinci kez giriş hikayesi şöyle. Hatırlarsınız iddialara göre Nurullah Cahan dönemi betoncu tayfa ve UTAŞ'çılar belki de hiç çekmedikleri mıcırın bedeline karşılık önce belediyeyi borçlandırdılar sonra da sözde alacaklarına mahsuben belediyenin üzerinde ANBERA AVM binası bulunan şimdilerde benzin istasyonu bulunan arsasına adeta çökmüştü. İşte Cahan seçimi kaybedince bu tayfa benzinliği Deniz Grup’a satınca gündemimize girmiş oldu. Yahu bu adam Karayolları Kanunu şehircilik yasaları yanı sıra ahlak etik kuralları çiğnenerek ruhsat alınan halkın da şaibe ile baktığı bu benzinliği hangi cesaretle satın alıp bu riski aldı? Diye düşünmüş idik, gerçi şıkır şıkır işliyor.
Sonra aynı Deniz Grup bu sefer geçtiğimiz günlerde İsmail Güneş'in de dile getirdiği Özkan Yalım, Çakın ortaklığında Çakın belediye başkanı iken gerçekleşen milyonlarca Euro’luk kazancı Yalım'ın cebine aktaran imar artışı karşılığında, Yalım'ın 400 Bin Euro belediyeye bağışta bulunmasıyla girmişti. Zira iddialara göre Yalım'ın bağış sözü verdiği 400 Bin Euro nakit yerine Deniz Grup’un belediyeden bir yan kuruluş adına ihale ile yapımını üstlendiği Çocuk Kente çocuk oyun grupları alıvermiş idi. Ve fakat Yalım'ın arsasına milyonlarca dolar değer artışına sebep olan imar değişikliğini yaptırıp karşılığında aldığı oyun gruplarının tutarca 400 Bin Euro’nun yarısına bile erişmediği ve Deniz Grup ile Yalım'ın belediyeyi yarı parasını bile vermeden satın alınan çocuk oyun gruplarının Yalım'ın belediyeye vaad ettiği 400 Bin Euroya karşılık geldiğine ikna ettiği yönündeki iddialar ile de Deniz Grup karşımıza gelmişti ve ben zaten bu konudan da yüzeysel bahsetmiş idim. Deniz Grup’un belediyeye, belediyenin Deniz Grup’a neden bu kadar karşılıklı hayır sever davrandığını sorgulamış olduğum bir yazımda. İddiaya göre hem Deniz Grup belediyeye verdiği taahhüdün gereği çocuk oyun gruplarını Yalım'a bağış adı altında aldırmış hem de Yalım 400 Bin Euro yerine şişirme faturalar aracılığı ile yarı parasında bile olmayan bir bedel ödeyip bir taşta iki kuş vurmuşlar diye duymuştuk.
Nihayet son olarak da Özkan Yalım seçimi alıp belediyenin başına geçince Yalım'ın: Deniz Grup’a belediyenin Çakın döneminde usulsüz ve kanunsuz jestleri tespit ederek Savcılığa intikal ettirmeyip konuyu kapatmak üzere adeta şantaj yaparak belediyeye araç bağışında (5 sıfır araç) bulundurttuğunu duymuştuk. Hatta hatırlarsanız araçlar ile TikTok videosu çekmişti Yalım ve karşılıksız bağış için Deniz Grup’a teşekkür etmişti ve Deniz Grup gündemimize öyle girmişti. Elbette yazdığım iddialar araştırmaya soruşturmaya veya teyide muhtaç ama piyasa da konuşulanlar ve Deniz Grup hakkında bizim kulağımıza gelenler bu yönde ve kulağımıza gelenlere bakılır ise hiçte hayırsever iş adamı falan değil sahipleri. Aynı Hazim Sesli'ler gibi olağan üstü kıyaklar ve jestler yapılıyor Devlet ve siyaset kurumlarınca sonra da bu yapılan jestlerin onda birine belki binde birine yakın sözde bağışlar yaparak kendini hayırsever ilan ediyor anlaşılan en azından benim anladığım bu.
Bu pek hayırsever iş adamı madem Yalım rica etti diye milyonlarca lira değerinde araç bağışlıyor ise ve koca binayı babasının hayrına yapıverebiliyor ise 800 bin liralık SGK borcunu neden gündem ettirir rica etsin Yalım, Deniz Grup’ta ödesin işte. Hem Yalım diyor ki bana söyledi iş adamımız Çakın yada belediye halledecek imiş SGK Borcunu diyor, Çakın mı halledecek imiş yoksa belediye mi? Veya bunlar zaten önceden kağıda sözleşmeye vs. dökülmüş olması gerekmez mi? Varsa elinde evrakı belgesi belediyenin ödemesi gerektiğine dair ödesin belediye yoksa da delili ispatı ödesin herkes borcunu ve mesele kapansın. Hem belediye SGK'nın tahsilatçısı mı ki SGK Borcu sebebiyle ruhsat vermemek gibi bir yükümlülüğün altına giriyor? Mehmet Çakın, basından kaçıyor belli de Yalım ve Güneş ikisi de ulaşıp işin aslını kendinden sorarak diyalog içinde çözseler ya madem sorunu ki üzerine gidilse şaibelerin kim bilir ne malzemeler çıkacak daha ama Ak Partinin de CHP'nin de kendi aktörlerinin suçun içinde bulunması sebebiyle olsa gerek konular üstü kapalı konuşulup geçiliyor.
Ak Parti, Yalım Ak Partiye geçse bize bu kadar faydası olmazdı CHP'yi bitiriyor işimize geliyor diyerek işi zamana yayıyor. CHP, zaten Yalım aracılığı ile ta Nurullah Cahan zamanından beri suç iddialarının çoğunun içinde ve şimdi benzer yöntemler ile suç işlemek derdinde de gibi hareket ediyor. Hal böyle olunca da olan hizmetlerden mahrum kalan Uşak halkına oluyor. Bence siyaset adam gibi dürüstçe yapılmalı ve kimin ne eksiği varsa meydana çıkarılmalı ve Savcılık harekete geçirilmeli ve böyle 1 Milyon lira gibi komik rakamlar için krizler oluşmamalı. Şaibeyle anılan siyasetçi sendikacı daire amiri adı neyse en azından vitrinde durdurulmamalı ve yetkileri de elinden alınmalı.






