İnsanlar Yaşamdan Ümidini Mi Kesmeye Başladı?
2014 başından bu zamana kadar, Uşak’ta yaşanan 4 intiharın kısa özeti aşağıda yazdığım gibi gerçekleşti. Hatırlarsınız, daha önceki makalemde belirtmiştim; özellikle 2010-2012 yılları arasında Uşak’ın intihar karnesi hiç iç açıcı değildi. Özellikle genç ve çocuk yaştaki bireyler, akıl almaz yöntemlerle hayatlarına son verdiler.

21 Ocak 2014 Salı; 13 yaşındaki A.O.K kendini merdiven korkuluklarına asarak intihar etti.
22 Ocak 2014 Salı; Simitçilik yapan B.K balkona kendini asarak intihar etti.
31 Mart 2014; M.Y araç içerisinde kendini av tüfeğiyle vurarak intihar etti.
17 Nisan 2014; 60 Yaşındaki H.A çatı katında kendini iple tavana asarak intihar etti.

Peki neden bu bireyler hayatlarına son vermek istiyor?

İnsanların intihar eyleminde bulunmasının temel sebebi; saldırgan dürtü ve isteklerin bastırılarak, insanın kendi öz benliği ile üst benliğinin çatışması olarak açıklanabilir. Burası işin teorik kısmı. Ancak bir de gerçekler var. Bu tür bir davranışın çıkmasının temel sebepleri bir çok farklı konu olsa da, insanın mizacı, yaşadığı depresif hastalıklar, toplumsal kaynaklı etkenler ve ekonomik durumda kişiyi kolaylıkla intihara sürükleyebiliyor.

Ekonomik Durum İntiharı Teşvik Ediyor

Sağlıklı düşünecek olursak, yaşadığımız şehir Uşak, çok büyük imkanlara sahip olmasa da, hem ekonomik güç olarak, hem toplumdaki bireylerin doğru davranış biçimleri olarak, hem de doğası ve kaynakları gereği ülke de bulunan bir çok şehirden daha avantajlı konumda bulunuyor. Ancak buna rağmen, maalesef hala bu şehirde istediği ekonomik güçte olmayan veya yaşadığı hayatı anlamsız bulan, bir türlü mutlu olamayan bir çok bireyde maalesef aramızda bulunuyor. Bu bireylerin çoğunun geçmişte yaşadıkları hayat, aslında bizlerin tahmin ettiği kadar da kolay değil. Diğer vatandaşların ise; bu bireyler öz kıyım gerçekleştirene kadar geçen sürede de onları anlayabildikleri de söyleyemeyiz.

İntihar eyleminin ruhsal bir hastalık olarak değerlendirilip, değerlendirilemeyeceği hala tartışılmaktadır. İntihar olaylarının şehrimizde özellikle birkaç sene öncesine kadar yüksek oranda gerçekleştirilmesinin temel sebebi olarak,  bu dönemde bedensel, ruhsal ve toplumsal kaynaklı zorlanmaların ve birçok ruhsal hastalığın gençlik döneminde başlaması olarak nitelendirilebilir. Çünkü kendini istediği ve hayal ettiği konumda bulunduramayan, sürekli daha iyisine özenen, aile ilişkilerinde sorunlar yaşayan bu genç bireyler, çözümü intihar ederek öz kıyımla bulabileceklerini düşünüyorlar. 

İntihar Edenlerin Ortak Özellikleri Var mıdır?

İntihar edenlerin ortak özellikleri olur mu sorusuna verilecek cevap “hayır olmaz” olacaktır. Çünkü şu 4 eyleme bile bakacak olursak, yaş aralığı 13’den 60’a, öğrenciden, esnafa veya işsize kadar bir çok farklı kritere sahip olan kişinin intihar ettiğini çok rahatlıkla görebiliriz. Yalnız şurada bir ayrımı yapmanın da faydalı olacağını düşünüyorum.  Bu bireylerin tamamına yakını, intihar eylemini gerçekleştirene kadar geçen süreçte, depresif davranışlar göstermişlerdir. İntihar eyleminde bulunan kişiler, öncesinde çözümü alkol ve madde bağımlığında arayabilirler. İntihar eyleminde bulunan kişiler bazen sosyal medyadan bunun ipuçlarını verebilirler. Çoğu zaman bu bireyler, eve kapanıp, sosyal hayattan uzaklaşarak toplumdan kendilerini soyutlamaya çalışabilirler. Ancak bu dediklerimin hiç biri de gerçekleşmeden, birey kendi hayatına son verebilir. İşte bu yüzden intihar eylemlerinin belirli bir kategorinin içine sokmak doğru olmaz.

Bireyler Neden İntihar Etmek İstiyor

Asıl amaç ümitsiz durumlardan kaçmak için olabilir. Aile içinde bir türlü sağlanamayan birlik beraberlik, aile de bireye karşı anlayışın olmaması, ekonomik durumun düzeleceğine olan inancın kaybedilmesi ve çalışma azminin yok olması ve yaşamın devamının mutluluk getireceğine olan inancın yok olması bireyi en son noktada öz kıyıma taşıyabilir. Bazen bireyler dayanılmaz durumlardan kaçmak istediği için; aile baskısı, aile içi sorunlar ve huzursuzluklar, çoğunlukla özellikle gençlerin intihar etmelerine neden olmaktadır. Özellikle Uşak’ta çok yaşanmasa da, bazı aileler tarafından kız çocuklarına çok yoğun baskı yapıldığı bilinmektedir.

Özellikle gençler bazen de dikkat çekmek istediği için bu eylemi gerçekleştirirler, bu yüzden aileler intihardan bahseden genci ciddiye almalıdır. İntihar ederek ölmüş her genç, genelde en az bir kere bunu söylemiştir. Bazen de ölen kişinin ardından yaşanan yas da bireyi intihara sürükleyebilir. Çok sevdiği eşini kaybeden bir birey, bu yasa dayanamayıp, ölen eşinin ardından intihar etmeyi tercih edebilir. 
Ailelerde ekonomik sorunlarla baş edemeyen aile reisleri, işin içinden çıkamayıp ailesine bakamadığını anladığı anda da bu eylemi gerçekleştirebilir.

Uşaklı Aileler Dikkat Etmeniz Gerekenler Var

Bir birey sürekli intihardan bahsediyorsa, sürekli kendisinin bir işe yaramadığından bahsediyorsa, davranış ve duygularında çok sık iniş ve çıkışlar yaşıyorsa, yalnızlığı kendine dost edinmişse, uyuşturucu ve alkole kendini kaptırmışsa, daha önce intihar girişiminde bulunmuşsa, yaşamında depresyon geçişleri olmuşsa bu bireylerin intihar etme ihtimalleri diğer bireylere göre daha yüksektir.

Unutmayın İntihar Eden Bireylerin Çoğu Bunu Planlayarak Yapar

Uşak Valimiz Seddar Yavuz’un bu tür vakalar için çok hassas olduğunu ve önlemler alınması adına çalışmalar başlattığını biliyoruz. Ancak valilik nezdinde başlatılan çalışmalara, bizler de destek de bulunabiliriz. Nasıl mı?

Kendiniz bu bireylerle daha sıkı iletişime geçip destek vererek, onları intihar teşebbüsü ile ilgili olarak irite etmeden sorgulayarak,  onları yargılamayarak, tehlikeli ortamlara girmelerine engel olarak, yaşamın olumsuzluklarını ve olumlu yanlarının ayrımını onlara doğru şekilde anlatarak siz de birey olarak onlara gereken desteği verebilirsiniz.

Uşak’ta Kurumlar, Öğretmenler, Sivil Toplum Kuruluşları Üzerine Düşeni Yapıyor mu?

Maalesef ben yaptıklarını düşünmüyorum. Emniyet Müdürlüğü’nün başarılı bir çalışması olmuştu, biliyorum. Ancak bir kaç proje ile bu sorunun önüne geçemediğimizi, yaşanan bu 4 olaydan bile anlayabiliyoruz. Bir insanın yaşam hakkından başka daha değerli nasıl bir hakkı olabilir. Bireyin kendi dahi olsa bu hakkının elinden alınmasına bizlerin izin vermemesi gerekiyor ve bu konuda kurumlara çok büyük görevler düşüyor.
Buradan herkese sesleniyorum, bu önemli konuda duyarlılığın artması için çabalayalım, gerçekleştirilecek projelere vatandaş olarak destek verelim. İnsanlar ölmesin, bu şehir bu ülkede yaşamaya değer birkaç şehirden biri unutmayalım.

Saygılarımla Efendim
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
kim bilir ? 6 yıl önce

paranın herşeyin önüne geçtiği,insani hakların hiçe sayıldığı bir dönemde yaşıyoruz malesef...önüne geçemediğimiz engel olamadığımız psikolojik bir kıyım var.maddi yetersizliklerinin farkında olan bireyler yüksek kaygıya sahipken birde yaşadıkları sosyal çevre baskı oluşturuyor ve sonuç ortada ,kendilerini değersiz hissederek ölümü seçen insanlar.bu sorun nasıl çözülür bilinmez.. sizin gibi duyarlı vatandaşlar dile getirdiğinde belkide çözüm yolunu bulabilecek insalar uyandırılmış olur .

Avatar
m.vural 6 yıl önce

kardeşim şuan türkiye genelinde asgari ucret olmuş 850-900 lira zaten ev kirasi 300 lira bu adam ev kirasimi vericek cocugunu mu okutacak yoksa borcunumu ödeyecek . tüm müslüman alemine allah yardimcisi olsun .insanlari cikmazlardan kurtarsin .

Avatar
emrah aydın 6 yıl önce

bu ekonomik düzensizlik seçim öncesi çığırtkanlığını yaptığınız partinin düzeni değilmi? yayınlama sadıç bunu elbet keser döner sap döner

Avatar
mehmettt 6 yıl önce

sendeki duyarlılığın onda biri bahsettiğin kurumlarda yok hani kim ne yapıyor insanlar mutsuz yazmaya devam et kerim bir gün biri seni anlar elbet

Avatar
uşaklı 6 yıl önce

selamlar. kardeşim bu devlet vatandaşını sömürmeye devam ettiği sürece 10 vakada 7 si geçim sıkıntısı iflas vb konulardan olacaktır. insanımız napsın. iyi birşey değil ama bu devlet asgari ücretliden bile vergi alıyorsa daha çok cinnet intihar cinayet görürüz gibime geliyor. ben esnafım. yıllık kazancımın yüzde40 ına yakınını devlete vergi borcu olarak ödüyorum gerisini siz düşünün. ne diyelim ""istikrar sürsün türkiye büyüsün""nasıl büyüyecekse????

Avatar
ayşe 6 yıl önce

millet ya işsiz ya parasız.... biz ne yapalım iş yok güç yok hala atama bekliyoruz bazen ben bile o dereceye geliyorum ama napalım? kim bunlara mani olacak?

Avatar
eksik 6 yıl önce

verdiğiniz sayı eksik gizlenen intiharlar da var. mesela n.ç. diyeyim bilen bilir...

Avatar
psikoloji 6 yıl önce

eğer intihar sayısı uşak'ta bu kadar fazla ise ,acaba şehirdeki psikiyatri doktorlarının yazdığı ilaçlar da incele konusu yapılıyor mu? bu tür yan etkisi olan ilaçlar peynir ekmek gibi kullanılıyor.