Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u Fethettiğinde 21 Yaşındaydı, Peki Ya Şu An 21 Yaşındakiler?
Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u fethettiğinde 21 yaşındaydı. İdealleri vardı. Fatih Sultan Mehmet o kadar inanmıştı ki İstanbul’u fethedeceğine "Ey Konstantiniye! Ya sen beni alırsın, ya ben seni alırım" diyecek kadar cesaretliydi. Şimdi günümüzün gençliği bu idealler yerine maalesef kapitalizmin çarkları arasında eriyip gidiyor ve buna kimse dur diyemiyor. Manevi duygular, dürüstlük, saygı, sevgi, adalet, hoşgörü birbir erirken kimse bu durumdan rahatsızlık duymuyor.
İnsanlığı eritip bitiren kapitalizm, insanın bütün manevi duygularını dışlarken, insanı hiçliğe doğru adım adım götürmektedir. İnsanların dişlerini bir çakal gibi sivrileştirirken, kişisel ihtiraslar insanlığın adım adım önüne geçmektedir. Amaç ise belledir. Amaç tamamen tüketen, harcayan, sıradanlaşan ve sıradanlaştıran bir insan ırkı yaratmaktır ve maalesef bu adım adım başarılmıştır. İsrafın tavan yaptığı, maneviyat yerine maddeciliğin ön plana çıktığı kapitalizmde, gösteriş ön plana çıkmakta ve sömürü kültürü ile birlikte sadece belirli bir zümre yükselirken ezilen yine halk yine vatandaş olmaktadır.
Kapitalizm Maddi Gücüne Manevi Tahribat Yaparak Erişebilmektedir
Anne babası asgari ücretle çalışan çocuğun elindeki binlerce liralık telefonda bunun göstergesidir. Çünkü o telefonun aynısından arkadaşında vardır, kendisinde daha düşük kaliteli bir telefon olması o çocuğun canını acıtmakta, utandırmaktadır. İşe bak; ne acı. Bir evladın, bir çocuğun gururlanması gereken şey doğruluk dürüstlük olması gerekirken, artık gençler aldığı telefonla, giydiği pahalı elbise ile gururlanır boyuta gelmiştir.
Kapitalizm öyle büyük bir hastalıktır ki, insanlar arasında ki sosyal birliği bozmak adına elinden gelen her şeyi yapar. Önce çocuğun anne babasına saygısı kalmaz, sonra o çocuk büyüyüp ana baba olunca kendi evlatlarına sevgi beslemez. Kapitalizmin sürekli insanı tahrik eden başarma dürtüsü yüzünden insanın kendisi ile olan barışı da bozulur. Kapitalizm hep yüksek hedefler koyar o hedeflere ulaşamayan insan ise hedeflere ulaşamadıkça hırslanır, insani duygularını kaybeder.
Kapitalizmin en büyük oyunu insanları kutuplaştırmak ve sınıflara ayırmaktır. Bir ülkede ekonomik olarak güçlü olmayan bir azınlık her zaman ezilir dışlanır. Kapitalizm kainatın yaratıcısı olan Allah’ın yerine parayı tanrısallaştırır. Bir takım yalaka medya aracılığıyla da kamuoyuna kendilerinden başka kurtarıcı yokmuş gibi propaganda yaptırır. Medya kapitalizmin öyle kötü bir oyuncağıdır ki, tabiri caizse parayı veren düdüğü öttürür.
İslamiyet'i Sınıflara Ayırarak Manevi Duyguları Yok Etmeye Çalışıyorlar
Güzel yüzlü reklam yıldızı kızlar, bu kızlara modern tesettürler giydirip boy boy reklam panolarında yer veren zihniyet de tamamen kapitalizme hizmet etmektedir. Sosyal medyada paylaşılan dualar, şu kadar kişiyle bu duayı paylaşırsan şöyle olacak, böyle olacak diyenler, İslamiyet'in ruhuna zarar vermektedir. Hacca gidip selfie yapıp sosyal medyada bunu paylaşanlara sormak lazım, İslamiyet sakinliği gösterişten uzak olmayı emretmiyor mu?
İslamiyet'in temel değeri çıkarcılık değil, çabadır, emektir. İslamiyet emeğe büyük saygı duyar. Ancak artık günümüzde kapitalizm sayesinde emek değil, para güç haline gelmiştir. Her geçen gün hâkimiyet alanını daha da genişletip dünyada tek sistem ve tek patron olma aşamasında önemli aşamalar kaydeden ”Küresel kapitalizm” elbet bir gün iflas edecektir. 2008 krizinde direkten dönen Kapitalizm yeni bir büyük krizi çok zor atlatacaktır. Düşünün bir kere kim derdi ki Mao’nun sosyalist ülkesi olan Çin bir gün kapitalizmin kurtarıcı hamisi olacak.
Kapitalizm; bugün ülkemize, yaşadığımız şehre öyle bir girmiştir ki ve her evde varlığını hissettirmektedir. Teknoloji sayesinde Türkiye'de servet ve maddi konfor artmış, ancak kapitalizmin tabii kanunu gereğince bu servet sınırlı sayıda kişinin elinde toplanmıştır. Bir tarafta lüks içinde yaşayanlar, diğer tarafta sefalet içinde hayatta kalmaya çalışanlar. Obez çocuklar, tatminsiz gençler, ortaöğretim seviyesine inen uyuşturucu madde bağımlılığı bunları hepsinin sebebi kapitalizme dur diyemeyen insanoğludur.
Fatih'in İstanbul'u fethettiği yaştaki gençler için hayatın daha fazla anlamı olması gerekmektedir. Dünyanın en güzel bir kaç ülkesinden biri olan Türkiye'nin gelişmesindeki en büyük engel Kapitalizm'dir. Şu yaşadığımız şehirde bile, bu şehrin güzelliğini göremeyip sürekli şehrinin sosyal imkanlarından yakınan ancak bunu değiştirmek adına hiç bir şey yapmayan bir çok genç insan ise sadece kendilerine değil çevrelerine de zarar vermektedir.
Bugün İstanbul'un Fatih Sultan Mehmet tarafından fethinin 561. yıldönümü. İstanbul'u fetheden büyük komutanı saygıyla anarken, biz toprakları değil gönülleri fethetmeye gidiyoruz diyen Fatih'in gönül dünyasını anlayabileceğimiz bir geleceği yüce Allah'tan diliyorum.
Saygılarımla Efendim








yazari kutluyorum
gerçekleri dile getirdigi icin