Siyonizm'in Kanlı Tarihi ve Türkiye'nin Rolü!
Öyle bir sorunla karşı karşıyayız ki, acının bir türlü sonu gelmiyor. Baskıcı İsrail ve kabuğundan dışarı çıkarılmayan, ambargoyla yaşayan bir Filistin. Acı öylesine büyük ki, İsrail her türlü baskı ve şiddetle Filistin’i kabuğundan dışarı çıkarmıyor, küçük çocuklar, anneler, gencecik insanlar ölüyor.

 Peki nasıl oldu da bu İsrail devleti o topraklarda kuruldu ve şu an bu kadar güçlü durumda. Gelin biraz geçmişe bakalım ve adım adım İsrail devletinin kurulduğu süreci ayrıntılarıyla ele alalım.

Anlaşmazlığın kökeni, Akdeniz sahiliyle Şeria Nehri arasındaki bölgede hak iddiasına dayanıyor. İsrail Siyonizmi geniş topraklarda yaşamak istiyor ve bunun için ilk hedef her zaman Filistin toprakları oldu.

Maalesef Türkiye’de tarihsel yakınlığı yüzünden Filistin sorununa uzak kalamıyor. Bir çok dönemde hükümet başkanları İsrail-Filistin sorunu yüzünden suçlandı, suçlanmaya da devam ediyor. Şu an yaşanan Cumhurbaşkanlığı seçiminde bile Ekmeleddinİhsanoğlu ve Tayyip Erdoğan arasında yaşanan seçim sürecinde, iki devlet adamının İsrail ile yakınlığı tartışma konularından biri haline getirildi.

Davos’ta yaşanan kriz ve hemen ardından Mavi Marmara baskınında bile Türkiye’nin eli ayağına dolaştı. Tüm Türkiye ayaklanmış durumda iken, Amerika’ya sırtını dayamış cemaat lideri Fettullah Gülen neredeyse baskını haklı duruma getirecek açıklamalar yaptı. Dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan’ın yaptığı atarların ise ne kadar boş olduğunu, şehitlere ödenmesi düşünülen tazminat konusunda an ve an yaşadık. Çünkü İsrail asla yalnız kalmadı. Bir dönem arkasına İngilizler’i şu anda Amerikalıları alan İsrail devleti her zaman Türkiye’ye karşı daha güçlü olmayı başardı ve ikili ilişkilerde her zaman galip olan taraf oldu.

Siyonizm’e İlk Destek İngilizlerden

İngiltere ve ABD, Osmanlı Devleti’nin çökmeye başladığı yıllarda İsrail Devleti’nin kurulması yolundaki çalışmalarını hızlandırdılar. Yahudilerin Filistin’e yerleşmeleri işini İngiltere üstlendi:

“Filistin’i elinde bulunduran İngiltere, çeşitli siyasal düşüncelerle bağımsız bir Yahudi Devleti’nin kurulmasını üstüne aldı.”

1897’e’e kadar sayıları bini bulmayan Yahudiler, tarihler 1903 ü gösterdiğinde Doğu Avrupa’dan gelen göçlerle 25 bini buldular. 1929 a gelindiğinde ise 1. Dünya savaşı sonrası nüfusları 170 bine kadar çıktı. Bunda en büyük etken İngilizlerin Yahudilere verdiği destekti.

Tarihler 1936’yı gösterdiğinde Yahudi nüfusu toplam nüfusun 3 te birine ulaştı ve 400 bin Yahudi Filistin topraklarında yaşamaya başladılar. İngilizler bir yandan Yahudi nüfusunu artırmaya çalışırken diğer yandan da Siyonist terörist grupların eğitimlerini üstlendiler.

Özellikle 2. Dünya Savaşı yıllarında İngiliz detekli bir çok Siyonist silahlı grup ortaya çıktı. İngilizler, bölgede hiçbir tehlike olmamasına karşı, savaşı bahane ederek Siyonist militanları orduya aldı ve bunlar için özel gruplar kurarak eğitim verdi.

Amaç İsrail Filistin Savaşına ZeminHazırlamaktı ve Başardılar!

Siyonistlere sadece askeri eğitim verilmedi bu dönemde bir çok teçhizat yardımında da bulunuldu. Yahudi göçlerine imkan sağlayan İngiliz Mandası Siyonist silahlı grup Haganah’ın militanlarını da eğiterek Yahudilere destek veriyordu.

Amerika Burnunu Sokmazsa Olur mu?

İngilizlerin verdiği bu destekle birlikte Amerika Devleti de makinalı tüfek, havan topu ve benzeri malzemelerle Yahudilere destek verdi. İngiliz gümrüklerine gelen teçhizatlar kolaylıkla Yahudilere ulaştırıldı.

Ancak Yahudiler Siyonist terör gruplarıyla baş edemedi. İngiliz hedeflerine saldırıların sonunda, İngilizler Filistin topraklarından elini ayağını çekti.

2. Dünya savaşı sona erince galip ülke liderleri  Yalta’da biraraya geldiler. Amaçlardan biri de İsrail’in kurulması için gerekli altyapının hazırlanmasıydı.

Hain Birleşmiş Milletler

1947 yılında BM’nin kurduğu özel komite, bölgeyi Filistin ve Arap devletleri arasında bölmeyi önerdi. Arap Yüksek Komitesi diye anılan Filistinli temsilciler, teklifi reddederken, Yahudi temsilciler kabul etti.
Paylaşım planı, Filistin’in yüzde 56,47’sini Yahudi devletine, yüzde 43,53’ünü de Arap devletine bırakıyordu. Kudüs ise uluslararası bir idare altında olacaktı. 29 Kasım 1947’de BM Genel Kurulu’nda 33 ülkenin oyuyla plan onaylandı. Filistinlilerin reddettiği plan uygulanamadı.

14 Mayıs’ta İsrail Devletini Kurmayı Başardılar

14 Mayıs günü, Filistin’deki İngiliz manda yönetiminin sona ermesinden birkaç saat önce, Tel-Aviv’de toplanan Yahudi Milli Konseyi (VaadLevmi) yayınladığı deklarasyonda İsrail Devleti’nin kurulduğunu ilan etti.

İsrail Devleti’nin ilanından sonra, Arapları korkutacak bir güce ihtiyaç vardı. Bunun üzerine Yahudilerin abisi Amerika devreye girdi ve daha sonra İsrail Başbakanlığı yapacak olan Golda Meir gerekli finansmanı sağlamakla görevlendirildi ve Yahudiler Amerika’da bir turla 50 Milyon Dolar’ı toplamayı başardılar.

1947’de ki paylaşıma itiraz eden Araplar en büyük hatayı güçlerini abartarak yaptılar. 1947 de ki plana 1948 de İsrail Devleti’nin kurulması eklenince, İsrail Devleti’nin kurulmasının ardından Arap devletleri, İsrail’e karşı savaş açtı. Suriye, Ürdün, Irak, Lübnan ve Irak Filistinlilerle birlikte İsrail’e karşı savaş açtı. Arapların güçlerini abartması ve her türlü silah donanımına sahip ve Amerika’nın desteğini alan İsrail’in gücü sonucu 1948-1949 Arap- İsrail savaşını İsrail kazanmayı başardı. Bunun üzerine İsrail BM paylaşım raporundakinin fazlasına sahip olarak Filistin topraklarının bir bölümünü daha işgal etmeyi başardı ve bu savaş sonucunda Gazze’de Mısır’ın eline geçti.

Savaş sırasında Arap’ların girişimi ile kurulan Filistin Ulusal Konseyi 1 Ekim 1948’de Başkenti Kudüs olan Filistin Devletini kurmayı başardı. Bu tarihlerde Türkiye ise hem Filistin Devleti’ni hem de İsrail devletini tanıyarak orta yolcu bir politika izledi.

Olan Filistinli Çocuklara Oluyor!

Gördüğünüz gibi herkes açısından zor bir süreç geçirilmiş. Ancak olan yine Filistinlilere olmuş. Binlerce ölen çocuk, genç ve kadının çığlıkları hala hepimizin kulaklarında. İsrail Devleti maalesef bu saldırgan politikasından asla vazgeçmeyecek. Araplar ise birlik olamamanın, Osmanlıya ihanetin bedelini yüzyıllar boyu ödemeye devam edecekler.

Tüm insanlığa savaşsız, kardeşçe günler dilerim. 

Saygılarımla...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
halil 6 yıl önce

çok acamice ve bilgisiz bir yazı olmuş

Avatar
Okan 6 yıl önce

çok iyi bir araştırma yazısı olmuş arapların ihanetini de unutmamak lazım

Avatar
kerim beye 6 yıl önce

kerim bey ak pariye yaranmak adına ceaati israile yaslanmış diyorsun...20 temmuzlu milli gazeteye bakda ak parti israile ne yapmış ve ne yapıyor..sonra filistin yazına tekrar bak..cumhurbaşkanlığı seçim zamanı ak partiye seçim malzemesi oldu..yaptırım yapamıyorlar mı yok...şili gibi yapabiliyorlar mı yok..akpde isail-amerika ürünü bunuda araştır..

Avatar
anti-faşist 6 yıl önce

lütfen cahil olduğumuz tarih konusunda atıp tutmayalım ve ırkçılık yapmayalım.